Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert

Mübadil Kuruluşlarının Açıklaması

Amasya Mübadele ve Balkan Türkleri Derneği Başkanı Fahrettin Kayalar konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı; Bundan 96 yıl önce;

Mübadil Kuruluşlarının Açıklaması
Mübadil Kuruluşlarının Açıklaması Ali Rıza Ağış
Bu içerik 241 kez okundu.
Advert

30 Ocak 1923 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Yunan Hükümeti arasında, Türkiye'de yerleşik Rum-Ortodokslar ile Yunanistan'da yerleşik Türk-Müslümanların zorunlu göçünü öngören Mübadele Sözleşmesi imzalandı.

Yunanistan'ın Balkan Savaşına katıldığı tarih olan; 18 Ekim 1912 tarihinden itibaren yurtlarını terk etmiş olanları da kapsamına alan bu sözleşme ile yaklaşık 2.000.000 insan doğdukları toprakları terk etmek zorunda kaldı.

Mübadeleye tabi tutulanlar; yüzlerce yıldır ekip-biçtikleri topraklarını, ekmek parası kazandıkları işyerlerini, evlerini, ibadet ettikleri kutsal mekanlarını, sevdiklerinin mezarlarını geride bıraktılar. Limanlarda, tren istasyonlarında kurulan çadırlarda haftalarca, aylarca beklediler. Çoğu yolcu taşımaya elverişsiz olan gemilerle olmak üzere iki ülke arasında günler, haftalar süren yolcuklar yaptılar. Bu uzun ve zahmetli yolculuk sırasında yaşamını kaybeden yakınlarını denize verdiler. Yetersiz beslenmeden ve kötü fiziki koşullardan ötürü hastalanarak ölenler oldu. Aileler dağıldı. Yeni vatanlarında uzun süre uyum güçlüğü çektiler.

Mübadillerin doğdukları toprakları ziyaret etmelerine uzun yıllar izin verilmedi.1. Kuşak mübadillerin hemen hemen tamamı memleket hasreti ile bu dünyadan sessizce göçüp gittiler. Son yıllarda giderek artan sayıda mübadil çocuğu ve torunu, bir vasiyeti yerine getirircesine aile büyüklerinin "memleket" dedikleri toprakları ziyaret etmek istiyor. Onların doğdukları kentleri, köyleri, mahalleleri, ibadet ettikleri kutsal mekanları görmek istiyor.

Kendi özel tarihlerine ve kültürlerine ait izleri sürmek istiyor. Ancak; T.C. vatandaşlarına vize uygulanması, vize alırken çekilen sıkıntılar düş kırıklığı yaratıyor.

AB yöneticilerinden, Yunanistan ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinden iki halk arasına örülen vize duvarının kaldırılmasını tekrar tekrar talep ediyoruz. Verilen sözlerin yerine getirilmesini bekliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan biz mübadil kökenlilerde Yunanistan vatandaşı olan Rum Ortodoks mübadil kökenliler gibi aile büyüklerimizin doğdukları toprakları vizesiz olarak ziyaret etmek istiyoruz.

Eğer Avrupa Birliği vize uygulamasını sürdürecekse, mübadillerin ata topraklarını özgürce ziyaret edebilmeleri için Türkiye ve Yunanistan ortak bir çözüm üretebilir diye düşünüyoruz. 1930 yılında iki ülke arasında imzalanan "ikamet, Ticaret ve Seyrisefain Anlaşması" benzeri ikili bir anlaşma yapılabilir.

Mübadele Sözleşmesi sonrası ve Mübadele Sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce ve sonra Girit'ten, 12 Adalar'dan, Batı Trakya'dan, Mora'dan, Teselya'dan ve Makedonya Bölgesinden; kısacası bugünkü Yunanistan sınırları içinde kalan yerleşim yerlerinden göç edenlere, onların çocuklarına ve torunlarına vizesiz seyahat etme, oturma, yerleşme ve ticaret yapma hakkı verilebilir. Her

İki ülkenin yöneticilerinden bu talebimizi dikkate almalarını rica ediyoruz.

TürkiyeCumhuriyetiHükümetiileYunanistanHükümeti'ndenbirtalebimizdahavar:

Mübadilleringeridebıraktıklarıvegünümüzekadarayaktakalabilmişolan; cami, kilise, tekke, manastır, türbe, şehitlik, mezarlık gibi kutsal mekanların; Hamam, bedesten, çeşme, ayazma gibi tarihi yapıların karşılıklı olarak restore edilmesini ve korunmasını, Mübadil kuşaklara aile büyüklerinin doğdukları toprakları ziyaretlerinde bu kutsal mekanlarda dua ve ibadet etme imkanı sağlanmasını,

Türkiye'deki ve Yunanistan'daki yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının mimari mirasın korunması konusunda gösterdikleri çabaları takdirle karşılıyoruz. Merkezi yönetimlerin ve Avrupa Birliği'nin her iki ülkedeki kültürel mirasın korunması için yerel yönetimlere maddi ve teknik destek vermelerini istiyoruz.

Demokrasinin olmazsa olmazı olan sivil toplum kuruluşlarının mali ve yönetim kapasitelerinin artırılması için merkezi ve yerel yönetimlerin STK’ları desteklemelerini istiyoruz.

Bu bağlamda tarihi eser niteliği taşıyan eski binaların restore edilerek müze, mübadele evi, sergi salonu, yönetim ofisi olarak kullanabilmeleri için STK’lara tahsis edilmesini,

STK’ların vergi, kira stopajı gibi bazı giderlerden muaf tutulmasını, mübadil kuruluşlarının Kamu Yararına Çalışan Demekler statüsüne alınması talep ediyoruz.

Güncel tartışmalarda Lozan Barış Antlaşması sıkça gündeme gelmektedir. Lozan Barış Antlaşması konusunda yalan/yanlış ve eksik bilgilenmenin/bilgilendirmenin önüne geçilmesi için Türkiye'nin siyasi tarihinin öğretilmesinin yanı sıra mübadele konusunun da milli eğitim müfredatına alınmasını, başka bir deyişle ortaokullarda ve liselerde mübadelenin insani ve siyasi yönünün okutulmasını, öğretilmesini talep ediyoruz.

Görsel ve yazılı basında sıkça yer alan; Ege Adaları ve Batı Trakya müftülerinin sorunları gibi konuların iki ülke arasındaki ilişkilerin bozulmasına yol açmadan görüşmeler yoluyla adil bir çözüme kavuşturulması dileğimizdir.

Mübadil kuruluşları olarak dikkat çekmek istediğimiz önemli bir konu da başta Ortadoğu olmak üzere dünyamızın değişik coğrafyalarında devam eden kanlı çatışmalar ve savaşlardır. Özellikle komşu Suriye'de, Irak'ta yüzbinler yaşamını yitirdi. Bu acımasız savaş nedeniyle milyonlarca insan canını kurtarmak için ülkesini terk etti ve etmeye devam ediyor. Türkiye'ye sığınanların sayısı dört (4) milyonu aştı. Bu insanların tekrar ülkelerine dönebilmeleri ve huzur içinde yaşamlarını yeniden kurabilmeleri için barışçıl ortamın bir an önce sağlanması gerektiğini önemle vurguluyoruz.

Avrupa'da yükselen ırkçı davranışların ve söylemlerin ülkemiz insanlarını da etkisi altına almaması için en başta mübadillerin çaba göstermesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak her milletin kendi ülkesinde mutlu olacağı gerçeğinden hareketle mültecilerin bir an evvel memleketlerine dönüşünün sağlanması, barış ve huzur ortamının ivedilikle tesis edilmesi için tüm dünya ülkelerini göreve davet ediyoruz.

 Bu topraklarda yaşayan halkların geçmişinde yüzlerce yıllık birlikte yaşam deneyimi var. Bizler; mübadil çocukları ve torunları olarak, Mübadelenin 96. Yıl dönümünde Orta Doğu'da, Balkanlarda, Akdeniz'de, Ege'de, yaşadığımız coğrafyada ve elbette tüm dünyada Çatışma yerine barış, farklı olanı sürgün yerine birlikte yaşama ortamının oluşturulabileceğine yürekten inanıyoruz.

Savaşlarda, göç yollarında ve terör saldırılarında yaşamını yitirenleri saygı ve rahmetle anıyor, çekilen acılar bir daha yaşanmasın diyoruz.

Mübadil kuruluşlarının açıklaması
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
kartal escort