Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert

Türk Dünyası Basın Sempozyumu Gerçekleştirildi

Amasya Üniversitesi ve Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu iş birliği ile düzenlenen Türk Dünyası Basın Sempozyumu gerçekleştirildi.

Türk Dünyası Basın Sempozyumu Gerçekleştirildi
Türk Dünyası Basın Sempozyumu Gerçekleştirildi Umut Özsoy
Bu içerik 155 kez okundu.
Advert

 Amasya Üniversitesinin ev sahipliğindeki sempozyum, Milli Hakimiyet Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Sempozyum ilk gün programına Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Öğüt, Makedonya Fon Üniversitesi Rektör Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Yunus Emre Tansü, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulrezak Altun, Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çakır, Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu Başkanı Menderes Demir, TRT AVAZ Koordinatör Yardımcısı Ertuğrul Harman’ın yanı sıra Kırgızistan, KKTC, Makedonya, Gürcistan, Azerbaycan ve ülkemizin farklı üniversitelerinden bilim insanları ve araştırmacılar katıldı. Sempozyum açış konuşmasını ise basın tarihi ve iletişim alanında yaptığı çalışmalarla tanınan ve bu alanın önemli bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Korkmaz Alemdar yaptı.

 Sempozyuma Gümüşhane Üniversitesi, Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi, Azerbaycan Bakü Devlet Üniversitesi, Kazakistan Al Farabi Üniversitesi, Kırgızistan Türkiye-Manas Üniversitesi, Özbekistan Taşkent Medeniyet ve Sanat Üniversitesi ile Makedonya Fon Üniversitesi destek verdi.

Amasya Genelgesinin 100. Yılını Kutluyoruz

 Amasya’nın Türk tarihi açısından önemli bir şehir olduğunu beliren Rektörümüz Orbay; sempozyumun Amasya’da yapılmasını çok isabetli bulduğunu söyledi. Amasya’da tarihe yön veren olayların ve olguların gerçekleştiğini, önemli şehzadelerin bu şehirde yetiştiğini, Millî Mücadeleye giden yolda önemli adımların yine bu şehirde atıldığını söyleyen Orbay; Türk Dünyası Basın Sempozyumun da Amasya Tamiminin 100. yılı kutlamaları çerçevesinde Amasya Valiliğinin koordinatörlüğünde yapıldığını duyurdu.

 Türk Dünyası Basın Sempozyumunun önemli bir etkinlik olduğunu söyleyen Orbay; ‘’Toplumların bilinçlendirilmesi, değiştirilmesi ve dönüştürülmesi noktasında iletişim kanallarının oldukça önemi var. Atatürk ve silah arkadaşlarının 1919 yılında Amasya’da karar aldıkları Amasya Tamimi, kurtuluş mücadelesine giden yolda manifesto niteliğinde bir belgedir. O günkü şartlarda bu belge ‘Milletin istiklalini milletin azim ve kararı kurtaracaktır’ veciz sözüyle Anadolu’ya yayılan bir kıvılcım olarak yorumlanmaktadır. Türkiye’nin kendi coğrafyasında bir kutup yıldızı olmasının temel unsurlarından bir tanesi de cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar basın emekçilerinin bu inkılapları toplumun her kesimine yayılması noktasından gösterdiği katkı ve emektir. Bugün her şey görsel ve sosyal medya üzerinden gidiyor. Bilgi kanallarının çok çeşitli olması kirli bilginin daha çabuk yayılmasına ve algı operasyonlarının daha rahat yürütülmesine yol açıyor. Geçtiğimiz günlerde Etiyopya’da yaşanan uçak kazası sonucunda Almanya, Avusturya ve İngiltere’de yayınlanan haberlerde kazayla hiç ilgisi ve haber içeriğinde yer almamasına rağmen THY uçak filosundan fotoğraf kullanımını buna örnek olarak verilebilir. Toplumların analitik düşünebilmesinde basın emekçilerinin de rolü olduğunu biliyoruz. Sempozyum kapsamında Türk dünyasından, KKTC’den, Kırgızistan’dan, Azerbaycan’dan Gürcistan’dan, Balkan coğrafyasından çok farklı akademisyenler yine o coğrafyadaki özgürlük, halkın bilinçlendirilmesi ve dönüştürülmesi noktasında basın hayatıyla ilgili farklı yaklaşımlar bizlerle paylaştılar.’’ dedi.

 Gençlerin algı operasyonlarına karşı dikkatli olmaları gerektiğini kaydeden Orbay; onlarda analitik düşünmelerini istedi. Orbay programa destek veren üniversitelerin rektörlerine ve emeği geçen herkese teşekkür etti.

Türk Dünyasının Geniş ve Özlü Bir Kültüre Sahip

 Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu Başkanı Menderes Demir ise yaptığı konuşmada Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonunun 2014 yılında Ankara’da kurulduğunu söyleyerek federasyon çalışmaları hakkında bilgi verdi. Federasyonun mesleki çalışmaları yanında Türk dünyasının fikir ve sanat hayatına da katkı sağlamayı amaçladığını belirten Menderes; Türk dünyasının geniş ve özlü bir kültüre sahip olduğunu ifade etti. Türk dünyasının kendi ajansını, kendi medyasını, kendi gazetesini kurması gerektiğini söyleyen Menderes; Rektörümüz nezdinde Türk Dünyası Basın Sempozyumuna katkı sağlayan herkese teşekkür etti.

Türk Dünyasının En Büyük Sorunu İletişim Kopukluğu

 Makedonya Fon Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Emre Tansü da yaptığı konuşmada Türk dünyasındaki en büyük sorunlarından birisinin iletişim kopukluğu olduğunu, bu iletişim kopukluğunun bu ve benzeri çalışmalarla ortadan kalkacağını söyledi. Tansü, Amasya Üniversitesinin ev sahipliğinde düzenlenen Türk Dünyası Basın Sempozyumunun tarihsel, kültürel birtakım ortaklıkları bulunan Türk topluluklarının basının dünü, bugünü ve yarının birlikte konuşulması açısında son derece önemli bir ortam yarattığına dikkat çekti. Makedonya Fon Üniversitesi olarak Türk Dünyası Basın Sempozyumunun ikincisinin düzenlemesine ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyacaklarını da sözlerine ekledi.

Türk Dünyasının Davası Dünyaya Adalet Dağıtmak

 Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Öğüt, “Manas Üniversitesi Türk dünyası için altın köprüdür. Türk dünyası, Orta Asya ile ilgili yapmak istediğiniz etkinliklerde bugün olduğu gibi Manas Üniversitesi yanınızda yer alacaktır. Bu yıl ilki gerçekleştirilen Türk Dünyası Basın Sempozyumu bizim için son derece önemli ve Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi bu bilimsel toplantıda yerini almıştır. Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi bir misyon üniversitedir. Misyonumuz ise Türk dünyasına hizmet etmektir.” dedi. Davası olmayan milletlerin kaybolup gideceğini belirten Öğüt; Türk dünyasının davasının ise dünyaya adalet dağıtmak olduğunu söyledi.

Bilgiyi Kontrol Eden İnsan Zihnini Kontrol Eder

Programın açılış sunumunu yapan Prof. Dr. Korkmaz Alemdar; İletişimin literatürde bilinen tarihlerden önce başladığını, Batı kaynaklı yazın üzerinden gitmek yerine kendi içimizde de bunları bulabileceğimizi belirtti.

Prof. Dr. Alemdar özetle şu cümleleri kaydetti:

‘’Kurtuluş Savaşı’na öncülük eden bu coğrafyanın iletişim açısından da çok ayrıntılı incelenmesi gerektiğini her zaman düşünmüşümdür.

Bilgi her şeyin başıdır. Tarihin her döneminde bütün insan toplulukları için bilgi her zaman önemli olmuştur. Sümerler Mezopotamya’da uygarlıklarını yaratırken bilgiye başvurdular ve onların ortaya koyduğu medeniyet tüm insan topluluklarına yayıldı.

Eski çağlardan 21. yüzyıl başlarına kadar bilgi yöneticilerin tekelindeyken artık günümüzün iletişim çağında bilgi herkesin talep ettiğin bir metaya dönüşmüştür.

18. yüzyılda Avrupa’da gelişen kapitalizm ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşmak için iletişim aracı olarak gazeteyi yarattı ve geliştirdi.

 Gazetenin sonu geldi. Bugün Amerikan kapitalizmin ulaştığı nokta gazeteyi ortadan kaldırmaya başladı. Aşağı yukarı yirmi yıldır gazeteciliğin bittiği, gazeteciliğin öldüğü konusunda tartışmalar çok yoğun olarak devam ediyor. Kapitalizmin bir evresi gazeteyi yarattı, öbür evresi ortadan kaldırıyor. Fakat ortadan kalkmayan temel bir şey var; o da insanların bilgiye, habere gereksinimi ve bunu paylaşma isteği. 

Hareketli harflerle matbaacılığı ilk bulanın Uygur Türkleri olduğunu Çin’in tarihi kaynaklarında yazar. Fakat bu bilgiye Amerikan ve Batı kaynaklarında rastlayamayız. Bize de 1930’lu yıllarda bu bilgiyi veren bir Alman profesörüdür.

Uygurların ahşaptan yaptığı harfleri Çinliler teknolojileri daha ileri olduğu için metalden yapmışlardır. Her iki toplum da kapitalist yapıya ulaşmadıkları için yani matbaanın ortaya koyduğu eserleri alacak insan sayısını artıramadıkları ve bir pazar ekonomisi yaratamadıkları için bu icatlar ve keşifler coğrafyalarında kalıp orada bir folklorik öge olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir.

1450’de Gutenberg matbaayı bulduğunda Osmanlılar da bunu biliyorlardı; fakat kendi ülkelerinde buna ihtiyaç duyan insan sayısı az olduğundan matbaa kullanarak Türk dilinde kitap çoğaltmaya gereksinim duymadılar.  

 Bugün baktığımızda Amerikan halkının neredeyse yüzde ellisi günlük yaşamında okuma yazma ile alakalı değildir; ama buna rağmen Amerikan teknolojisi son derece ileridir. Çünkü bu teknolojiyi sadece kendi insanları için değil küresel çapta bir egemenlik kurmak için de kullanıyor.

Bilgiyi kontrol eden insan zihnin kontrol eder. Eğer siz kalkıp üniversitelerinizde tamamen Batı kaynaklı bilgi verirseniz zihninizin de kontrol edilmesine izin verirsiniz. Bilgiye ulaşmaya evet; ama önce kendi bildiklerinizin değerinin farkına varmalıyız ve bu bilgileri kullanmanın önemli olduğunu keşfetmeliyiz. Daha sonra bu bilgiyi başkalarıyla kıyaslamak ve eksikliklerini tamamlamak en doğru yoldur.

Gençlerin Örnek Alabileceği Yaratıcı İnsanlar Bu Topraklarda Yetişti

Kurtuluş Savaşı başladığında Gazi Mustafa Kemal, müthiş bir öngörüyle Anadolu Ajansını kurdu. Bu kuruluşta Halide Edip ve Yunus Nadi’nin de teknik katkılarının çok önemli olduğunu biliyoruz. 1920’de kurulan Anadolu Ajansı 1925 yılında anonim şirket haline getirildi. Dünyada Anadolu Ajansı modelinde bir anonim ajans yok. Kooperatif ve özel haber ajansları var. Bu modelin ilginç yanı sermayesinin yarısı devletin, yarısının ise çalışanlarının olmasıdır. Yönetim kurulu üyeleriyle, gazetecilere ait bir şirket. Fakat öyle bir planlama düşünmüşler ki devlet hisselerin yarısını kontrol etse de karar organı olan genel kurulda çoğunluk gazetecilerin.

 Evrensel küresel çapta iletişim tarihine baktığınızda Türklerin başka büyük imparatorluklar gibi yaptığı pek çok kurumu görüyorsunuz. Yolu, köprüyü, postacıyı, atlı arabayı, ulağı, menzil örgütünü biliyoruz. Ama küresel çapta baktığımızda 1925’te Anadolu Ajansına kazandırılan yapının dünyanın hiç yerinde olmadığını görüyoruz. Bizden öncekiler bu yapıyı oluşturmuşlar ama biz bilmiyoruz. Bunu 90’lı yıllardan beri biliyoruz; ama ben bunu meslektaşlarıma anlattığımda onları ikna edemedim, çünkü bizim yaptığımıza inanmadılar. Gençler için söylüyorum geçmişte örnek alabileceğiniz çok yaratıcı insanlar bu topraklarda yetişti.

 Bilgi çağında bilginin başka yerlerde üretildiğini iyi biliyoruz. Bilgi, Amerika da üretiliyor. Orada devlet dünya politikalarında egemen olabilmek için askeri çalışmaları inanılmaz destekliyor. Biz bugün hala Amerikan üniversitelerinde üretilen kuramları çocuklarımıza anlatmakla meşgulüz. O bilgiler buralarda da var; ama biz onlara inanıp güvenip yazdıklarına kulak vermemişiz. Reşat Nuri’yi sadece bir edebiyatçı olarak görmüşüz; ama onun döneminin tanığı olabileceğini görüp de söylediklerine kulak vermemişiz. Yakup Kadri’yi okuduğumuzda insanımızın nasıl bir psikolojisi ve yapısı olduğunun ipuçlarını bulacağımıza itibar etmemişiz. Onun için Amerika’dan gelen adına politik psikoloji denilen ve yepyeni bir alan zannettiğimiz alanın yazarlarını okuyarak insanı çözmeye çalışıyoruz.

 Dünya ticaret ve bilgi üzerine kurulu. Ticarette ne kadar varsanız o kadar önemlisiniz; ticareti aynı zamanda bilgiyle yürütürseniz o kadar da güçlüsünüz.

 Eğer bir üniversitede öğrencilerinin ve öğretim elemanlarının daha bilgili ve bir şeyler yapar halde olmasını istiyorsak kütüphanelerimiz inanılmaz bir biçimde zengin olmalı.

 Üniversitede okuyorsanız biraz gözünüzü kulağınız açıp başka üniversitedeki çocuklar ne okuyor, bizden farklı ne biliyor ne durumdayız, bunları sorgulamamız gerekiyor.’’

Bildiriler Kitap Olarak Yayınlanacak

 Üniversitemiz ev sahipliğinde yapılan ve Türk dünyasında ortak dil geliştirilecek alanlardan birisi olarak basının her yönüyle tartışıldığı sempozyuma yoğun katılım olmuştur. Bu kapsamda Türk dünyasında basının doğuşu, gelişimi; süreli yayınların ortaya çıkışı, modernleşme süreçlerinde basının yeri ve önemi gibi konular bilim insanlarınca ele alındı.

 Sempozyum Düzenleme Komitesi tarafından yapılan açıklamaya göre; sempozyuma gönderilen tam metinler hakem süreci sonunda Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Elektronik Dergisi (e-Gifder) Sempozyum Özel Sayısı olarak; dergi özel sayısında yer almayan sempozyum bildirileri ise e-kitap Tam Metin Kitabında yayınlanacak.

Türk Dünyası Basın Sempozyumu Gerçekleştirildi
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
kartal escort