Advert

Amasya Barosundan Basın Açıklaması

Amasya Barosu Yönetim Kurulu Adına Baro Başkanı Av. A. Melik Derindere yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi; Son günlerde Türkiye Barolar Birliği’nin önündeki TÜRKİYE kelimesinin kaldırılması gerekliliği ile başlayan tartışmanın Baroların mevcudiyetini ortadan kaldırılması ve avukatların istediği meslek örgütüne üye olabilmesinin önünün açılmasına ilişkin düzenleme isteklerini hayret ve endişe ile izlemekteyiz.

Amasya Barosundan Basın Açıklaması
Amasya Barosundan Basın Açıklaması Haber & Foto:Erhan Gündüz
Bu içerik 717 kez okundu.

    Öncelikle vurgulamak isteriz ki Türkiye Barolar Birliği’nin önündeki TÜRKİYE kelimesinin kaldırılması talebi en çok bölücü düşünceye sahip odakları sevindirecektir. Türkiye Baroları ve TBB. Ülkenin coğrafyasına bakmaksızın, Kars’tan Edirne’ye Amasya’dan Mersin’e kadar, 79 Baro Avukatların birlikteliğini sağlama, Ülkenin bölünmez bütünlüğüne halel getirmeme konusunda her daim mücadele etmişler ve bir bütünlüğü temsil etmişlerdir. Amasya Barosu ve Türkiye Barolar Birliği her milli meselede ve devletin bekasını ilgilendiren konularda her daim devletin ve milletin bölünmez bütünlüğünden yana tavır almış, özellikle Afrin operasyonuna tam destek vermiştir.

    Avukatlık Mesleği bağımsız bir meslektir. Görevin icrası ve devamı ancak ve ancak bağımsız Baroların güvencesinde mümkündür. Baroların kamu ve kurumsal güvencesi olmadan Avukatlık mesleğinin gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Baroların kaldırılmasını veya işlevsiz hale getirilmesini sağlamak, Avukatların özlük haklarının, disiplin işlemlerinin Adalet Bakanlığına verilmesi anlamına gelir ki bu mesleğin bağımsızlığını ortadan kaldırdığı gibi, avukatlığı idareye tabii bir meslek haline getirecektir. Bu ise sadece idarenin izin verdiği kadar savunma ile silahların eşitsizliği demektir. Silahların eşitsizliği sonucu Mahkemelerce verilen tüm kararlar tartışmaya açık, adil yargılama hakkının bertaraf edildiği yargılamalar olarak görülerek AİHM.de binlerce dava konusu yapılabilecektir. Bu durum Türkiye düşmanlarının eline AİHM ‘de koz olarak geçecektir.

    Öte yandan Barolara üye olmayı zorunlu olmaktan ve baro pullarının kullanılmasını kaldıracak bir düzenleme, tüm avukatların sağlık yardımlarını, çalışamadıkları dönemlerde aldıkları destek yardımlarını, stajer avukatların aldıkları yardım ve destekleri ortadan kaldıracağı gibi, binlerce vefat etmiş avukat ailesi ve çocuklarına ödenen yardımlarında kesilmesine neden olacaktır. Bazı meslektaşlarımızın Baro aidatının ve baro pulunun kaldırılması ihtimaline sevinmelerini de bu kapsamda üzüntü ve hayretle karşılamaktayız.

    ANAYASA MADDE 135. – Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.

    Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadî teşebbüslerinde aslî ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz. Bu hüküm çok açıktır ve Baroların yapısı Anayasa değişikliği olmadan değiştirilemez.

    Tüm bu değerlendirmeler ışığında, aklı selimin galip gelerek, yapılması muhtemel yanlışlardan dönüleceğini düşünüyoruz. Bağımsız ve güvencesiz avukat düşüncesi yargının son kırıntısını da ortadan kaldırmaktır. Nasıl ki vatandaşın en son sığınağı avukattır avukatın sığınağı da Barodur. Her zamankinden daha çok ihtiyacımız olan milli birlik ve beraberliğin böylesi bir gündem ile yeni ayrıştırmalara neden olması hususunu Kamuoyu ile saygıyla paylaşırız.

Amasya Barosundan Basın Açıklaması
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X