Advert

Türkçülük Günü kutlandı

Ahmet Zeytünlü: 3 Mayıs ve 15 Temmuz ruhu ebediyyen yaşayacaktır.

    Türkçülük Günü kutlandı
    Türkçülük Günü kutlandı Haber & Foto:Erhan Gündüz
Bu içerik 248 kez okundu.

Türk Ocakları Amasya Şubesi tarafından 3 Mayıs Türkçülük Günü Yavuz Selim Meydanında kutlandı.

    Türkçülük gününe Ülkü Ocakları, Türk Ocakları Amasya Şube Başkanı Ahmet Zeytünlü, Sivil Toplum Kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Türk Ocakları Amasya Şube Başkanı Ahmet Zeytünlü burada yaptığı konuşmada şunları söyledi; Sevdaları, rüyaları, hayalleri, duaları Türklük gurur ve şuuru, İslam Ahlak ve faziletinde birleşenler,    Türkiye Cumhuriyeti Devletinin şerefli vatandaşı, Asil Türk Milletinin bir ferdi olman kıvancını yaşayan muhterem kardeşlerimiz. 3 Mayıs Türkçüler günü münasebeti ile düzenlediğimiz toyumuza hoş geldiniz.

    Amasya Türk Ocakları yönetimi olarak hepinize şükranlarımızı arz ediyoruz. Sağ olunuz, var olunuz. Bu kutlu davaya destek veren her kurum ve kuruluşa, her kardeşimize minnettarız. Biz onlardan razıyız. Cenab-ı Allan’ın da razı olduğuna amentüye inandığımız gibi inanıyoruz.

    Buna neden inanıyoruz? Cenab-İ Allah Hucret suresinin 13’cü ayetinde “Ey insanlar biz sizleri boylara ve kabilelere ayırdık” der. Yine Maide suresinin 54’cü ayetinde de “Ey iman edenler… Allah’ın kendilerini sevdiği. Onların da Allah’ı sevdiği kavmi işaret ederek, onlar müminlere ve mazlumlara karşı yumuşak başlı, kafirlere ve azgınlara karşı onurlu ve güçlüdürler” diye buyurmuştur. Bu ayetin Türk boyunu işaret ettiği konusunda tüm İslam ulemaları birleşmiştir. Bu ulemaların delilleri de Resulullah Efendimizin “Sakın Türklere ilişmeyiniz, onlar sizlere ilişmedikçe, zira onlar İslam’ın sancakları olacaklardır.” Hadisi şerifidir. Peygamberimiz bu hadisi şerifi Türklerin İslamiyet’i devlet olarak kabulünden 360 yıl önce tebliğ etmiştir.

    Siyasal dinciler bizleri ayrım yapmakla suçlayıp, Türkçülüğü aşağılamak çabasındadırlar. Biz diyoruz ki; hadi oradan…! Hadi oradan..! Size Resulullah efendimizin “Kişi kavmini sevmekle kınanamaz” hadisi şerifi ile cevap veriyoruz. Bizler Hıra Dağı kadar Müslüman, Tanrı Dağı kadar Türk’üz.

    Değerli kardeşlerimiz… Genç Türkiye Cumhuriyeti 93 yılda iki kez süper güçler tarafından sinsice işgale maruz kaldı. Bunlardan ilki 1940’lı yıllardaki komünist Rusya tarafından, ikincisi ABD ve AB destekli Türk ve İslam düşmanı 15 Temmuz hain FETO işgal girişimidir. Her iki işgal girişiminde asil milletimizin damarlarında var olan asil kandan aldığı güçle bunlar def edilmişlerdir. Fıtrat asla değişmez… Dün Çanakkale, Sakarya, 3 Mayıs, bugün 15 Temmuz…

    Değerli kardeşlerim, 3 Mayıs direnişi bir destandır. Acı ve ızdırap da vardır. Sonunda zafer de vardır. Bunu 3-5 dakika ile anlatmak imkansızdır. Öz olarak şunu diyebiliriz. Çanakkale destanı asil Türk kanı ile yazılmasa idi, Türk İstiklal Savaşı kazanılmazdı. 3 Mayıs direnişi olmasaydı, 15 Temmuz direnişi olmazdı.

    İkinci Dünya Savaşının sonuna yaklaşıldığında savaşın Ruslar lehine dönmesi üzerine Atatürk döneminde gizlenen komünistler inlerinden çıkıp devleti idare edenleri kandırdılar. İyi komşuluk münasebeti kurulsun bahanesi ile Rus yanlıları devlet idaresine yerleştirilmeye başlandı. Bilhassa milli eğitimde geniş kadrolaşmaya gidildi. Amaçları devletin kılcal damarlarına kadar sızmaktı. Bu amaçla yerli ve milli düşünenleri yani Türk milliyetçilerini türlü iftiralarla devlet idaresinden uzaklaştırdılar. O kadar ileri gidildi ki binlerce yıl kutlanan birlik, beraberlik ve kardeşliğin bayramı Sultan Nevruz’u Komünist Rusya yalakaları tarafından Türkiye’de yasaklandı. Yine Türklerin birbirlerini tanımalarını sağlayan inancı, bayrağı, bereketi, hoşgörüyü, duru ve temizliği simgeleyen poşu da yasaklandı. O dönemin aydınları gelen tehlikeyi defalarca devleti idare edenleri uyardıkları halde bir netice alamaması üzerine Hüseyin Nihal Adsız hocamız kendi çıkardığı Orkun Dergisinde “Başbakan Şükrü Saraçoğlu’na açık mektup” başlığı ile iki makale yayınlar. Bu makaleler ülkede büyük infiale sebep olur. Neticede Sebahattin Ali’nin şikayeti üzerine Adsız hoca’ya dava açılır. 26 Nisan 1944’teki ilk duruşma hayli şiddetli geçer. 3 Mayıs’a ertelenir.

    3 Mayıs 1944 sabahı Türkiye’de eşi görülmemiş bir olay Ankara’nın Ulus Meydanında gerçekleşir. Neden eşi görülmemiş? Türkiye’de hiç gösteri yürüyüşü yapılmamış mı? Elbet de yapılmıştı. Fakat kişi ve kurumların organizesiyle yapılmıştır. 3 Mayıs mitinginin organizatörü yoktur. Cumhuriyetimizi emanet ettiği Atatürk’ün gençliği Ankara’ya akın etmişti ve tarihin en büyük mitingi gerçekleşmişti. Devletimizi idare edenlerin tepkisi bu mitinge çok sert oldu. Yüzlerce genç yaralandı. Atsız Hoca Alpaslan Türkeş’in aralarında bulunduğu 22 Vatansever büyüklerimiz tutuklandı. Tabutluklar, tırnak sökmeler gibi işkenceye maruz kalan büyüklerimiz 1947 yılında beraat ederler. Devlet de bu büyüklerimizden özür diler. İlk özrü de Alparslan Türkeş’ten diler.

    1944 yılının çilekeş vatansever aydınların tamamı Hak’ka yürüdü. Mekanları Cennettir inşallah. 1944 aydınları biz 68’lileri yetiştirdiler. 68’ler 74’leri, 74’ler 78’leri yetiştirdi. Komünist Rusya’nın, sömürgeci ABD’nin ve AB’nin kirli emellerine dur demesini bildi. Tarih tekerrür etmiş 72 yıl sonra ABD-AB destekli hain FETO devletin kılcal damarlarına kadar sızmadı mı? Bu büyüklerimizin yetiştirdiği bizler ve bizlerin yetiştirdiği çocuklarımız kimseden talimat almadan 72 yıl sonra Türk varlığına yönelik 15 Temmuz hain kalkışmaya meydan okudu ve meydanlarda sabahladı. Metehan’dan Atatürk’e, Atatürk’ten 3 Mayıs 1944’e, 3 Mayıs 1944’ten 15 Temmuz 2016’ya geçen zamanlarda Türklük bilincini ayakta tutan Türk sevdalılarından ahrete intikal edenleri rahmetle anıyor, şu an hayatta olanlara da sonsuz şükran, saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz. Türklük bilinci ülkemizin birlik ve beraberliği doğrultusunda her 3 Mayıslarda güçlenmeye, var olmaya devam edecektir.

    Büyük Türkçü Hüseyin Nihal Adsız’ın şu sözleri ile sizleri selamlıyor, saygılar sunuyorum. “Türkçe, Türklüğünü unutturmayan günlerden, 3 Mayıs sizlere kutlu olsun, selam olsun, ekmeği alınıp rütbesi çalınanlara. Selam olsun bu günü kutlayıp yad edenlere. 3 Mayıs ve 15 Temmuz ruhu ebediyyen yaşayacaktır.

    TÜRKÜZ, TÜRKÇÜLÜZ, NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X