Amasya Demokrasi Platformu, Venezuela’da kaçırma ve bombardıman haberleri üzerinden ABD emperyalizmine sert tepki gösterdi.

Yapılan basın açıklamasında, emperyalist müdahalelerin yalnızca hükümetleri değil, emekçileri, kadınları ve çocukları hedef aldığı vurgulanarak, Venezuela halkıyla dayanışma çağrısı yapıldı.

3 Ocak'ta Venezuela başkanının bir gizli operasyonla kaçırılıp başkentin çeşitli bölgelerinin bombalandığı haberlerini hepimiz takip ettik. Bu gördüğümüz ABD saldırganlığının ilk örneği değil ve emperyalizm var olduğu sürece de sonuncu örneği olmayacak. Bugün karşı karşıya olduğumuz temel sorun, sadece tekil bir saldırı değil; bizzat bu saldırıları besleyen, giderek yozlaşan ve meşruiyetini yitiren uluslararası sistemin kendisidir. Kapitalist çelişkilerin derinleştiği ve aşırı sağın yükseldiği bu dönemde, Trump hükümeti gibi emperyalist hırsların dünyanın dört bir yanında da benzerlerini besleyen bu dinamik, kendi koyduğu kuralları yine kendi çıkarları için çiğneyen, "uluslararası hukuk" kavramını halkları sömürmek için bir kılıf olarak kullanmaktadır. Bu sistem artık içeriden çürümüştür ve yıkılmaya mahkumdur.

Buradaki mesele ABD'nin Amerika kıtası üzerindeki hakimiyetini kaybettiği ve imparatorluğunun geriye düşmeye başladığı yönündeki korkusudur. Panama kanalı, Kanada ve Grönland'a dönük söylemleriyle birlikte işaret ettiği bu işgalci saldırganlığın şimdiki durağı Venezuela oldu. ABD, Maduro hükümetini uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlayarak saldırgan müdahalesini meşrulaştırmaya çalışsa da, gerçeğin öyle olmadığını biliyoruz. Venezuela  hükümetinin başlıca muhalefetlerinden olan Maria Corina Machado, Nobel ödülünü Trump’a ithafen alırken tüm endüstrilerini ABD için özelleştireceğini duyurmuştu. Buradan Trump’ın Venezuela hükümetine yaptığı bu saldırganlıkla kendisiyle daha uyumlu iktidarların yolunu açtığı yadsınamaz bir gerçektir. Ancak bu emperyalist terörizmin mağdurları toplumun emekçileri, öğrencileri, çocukları ve kadınlarından başkası olmayacaktır. Şimdiden en az 40 sivilin katledildiği haberleri gelmeye başlamıştır.

ABD bir kez daha söz geçiremediği ve dayattığı sömürü sisteminin biraz olsun dışına çıkan ülkelere darbelerle, suikastlerle ve kaçırmalarla hizaya getirmeye çalışmaya devam etmektedir. Emperyalist saldırganlık, daha fazla hammadeye ve enerji kaynağına ulaşmak, sermaye ihracı yapmak için her geçen gün artan şiddetle katliamlarına devam etmektedir. 1. Dünya Savaşı’nda ölenlerin sadece yüzde 5’i sivil iken, 20. yüzyılın  sonlarından bugüne savaşlarda ölenlerin yüzde 80’ini sivil halk oluşturuyor. Günümüzde emperyalist yıkımın yarattığı budur. Siyonist İsrail’in Filistin’deki soykırımı başta olmak üzere Lübnan, Yemen, İran, Suriye, Katar halklarını hedef alan saldırılar; Suriye’de HTŞ yönetiminin Alevi katliamları; Sudan’daki emperyalist hırsların teşvik ettiği iç savaşta göç eden ve ölen milyonlar; neredeyse 4 senedir süren Ukrayna-Rusya savaşının boğazlaşan emekçi halklar ve bu yıkımların sorumlulularıyla işbirliği yapan diğer bütün iktidarlar, Venezuela hamlesiyle ayrılmaz bir bütündür. Libya'dan Afganistan'a kadar uzanan bu kanlı coğrafyada emperyalizm, girdiği her yere sadece yıkım, etnik ve mezhep savaşları ve sömürü getirmiştir.

Amasya Demokrasi Platformu olarak, tüm ezilenlerin bağımsızlık özlemini sahiplenenler olarak, tüm dünyadaki sömürüye ve emperyalist tahakküme karşı olduğumuzu hatırlatıyoruz. Ezilen, sömürülen ve katledilen halkların mücadelesi için bütün emperyalist kuvvetler ve işbirlikçilerine karşı bu topraklarda nasıl direndiysek aynı şekilde direnmeye ve aynı şekilde direnen tüm halklarla dayanışmaya devam edeceğiz.

Anti – emperyalist bir mücadele yürütmenin, başta Venezuela halkı olmak üzere tüm dünya halklarıyla dayanışmanın yolu emperyalistlerle olan tüm bağların kesilmesi yönünde mücadele etmekten geçer. Bugün iktidar bu emperyalist bağlarla ayakta kalmakta, onlara sırtını yaslamaktadır. İktidar attığı her adımda ABD emperyalizmini nasıl memnun edeceğini düşünürken, bizim hayatımızdan, maaşlarımızdan eksiltilenler savaşın büyütülmesine harcanıyor.

2026 NATO Zirvesinin Türkiye, Ankara’da yapılması planlanırken Türkiye'nin emperyalist devletlerle yaptığı anlaşmaların son bulması, NATO ve ABD üslerinin kapatılması konusunda ne kadar kararlıysak; Venezuela'nın zengin petrol kaynaklarının halkın elinden alınması için kurulan tahakkümün ve ABD'nin emperyalist saldırganlığının durması gerektiği konusunda da o kadar kararlıyız. AKP İktidarı bu saldırı karşısında göstermelik açıklamalarla kalsa da biz Venezuela halkıyla dayanışmamızı haykırmaya, ABD'ye, NATO'ya ve tüm yerli işbirlikçilerine karşı bulunduğumuz alanlarda mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.

Kahrolsun ABD Emperyalizmi!

Yankee Go Home!

NATO’ya Ölüm, Halklara Özgürlük!

Örgütlü Bir Halkı, Hiçbir Kuvvet Yenemez!