Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) ile çalışanların maaşlarından her ay kesinti yapılması planlanıyor. Açlık sınırının altında kalan asgari ücretlilerin tepkisine rağmen, söz konusu düzenlemenin bu yıl yasalaşmasının öngörüldüğü belirtiliyor. SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş, TES’e ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Orta Vadeli Program’da (OVP), hâlihazırda uygulanmakta olan Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS), işveren katkısı da eklenerek ikinci basamak emeklilik sistemine dönüştürülmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin kurulması planlanıyor.
Düzenlemeye göre; OKS, işveren katkısıyla ikinci basamak bir emeklilik sistemine dönüşecek. Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) yer alan standart emeklilik yatırım fonları, katılımcı birikimlerine daha fazla katma değer sağlayacak şekilde yeniden tasarlanacak. Ayrıca OKS katılımcılarına BES fonlarına erişim imkânı tanınacak ve kesintilerin sadeleştirilmesine yönelik düzenlemeler yapılacak.
2024’ten Bu Yana Erteleniyor
SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş, OKS’nin TES’e dönüşümünün ilk olarak 2024 yılında planlandığını, ancak daha sonra 2026’ya ertelendiğini hatırlattı. Karakaş, yaşanan bu ertelemelerin sistemin uygulanabilirliğine dair ciddi soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti.
“Asgari Ücret Açlık Sınırının Altında”
TES’in “tasarruf” başlığı altında sunulduğunu belirten Karakaş, uygulamanın önündeki en büyük engelin ekonomik gerçekler olduğunu vurguladı. Karakaş, “Çalışanların tepkisi duygusal değil, tamamen hayatta kalma refleksiyle ilgili. Asgari ücretli hâlihazırda açlık sınırının 3 bin 149 TL altında yaşıyor. Açlık sınırı 31 bin 224 TL’ye ulaşmış durumda” dedi.
“İşçinin Mesajı Net”
Yüzde 15’lik mevcut kesintilere ek olarak yüzde 3 oranında TES kesintisi yapılması halinde maaşların 27 bin 84 TL’ye kadar düşeceğini ifade eden Karakaş, işçilerin bu duruma tepkisinin net olduğunu belirterek, “İşçinin mesajı açık: ‘Nefes alamıyoruz, bir kuruş bile eksiltemeyiz’” değerlendirmesinde bulundu.
İşverenin Yükü Daha da Artacak
TES’in yalnızca çalışanı değil, işvereni de zorlayacağını dile getiren Karakaş, prim yüklerine dikkat çekti. Mevcut durumda SGK ve işsizlik primlerinin yüzde 37,75 seviyesinde olduğunu, Ocak 2026 itibarıyla bu oranın yüzde 38,75’e yükseltildiğini hatırlattı.
TES kapsamında yüzde 3 işçi ve yüzde 3 işveren payı eklenmesi hâlinde toplam prim yükünün yüzde 44,75’e ulaşacağını belirten Karakaş, bunun istihdam açısından sürdürülebilir olmadığını söyledi. Ayrıca imalat dışı sektörlerde uygulanan prim indiriminin yüzde 5’ten yüzde 2’ye düşürülmesinin de işveren üzerindeki yükü artırdığına dikkat çekti.
“TES’in Hayata Geçmesi Zor”
Tarafların rızası olmadan yapılacak bir düzenlemenin huzur yerine sorun doğuracağını vurgulayan Karakaş, mevcut ekonomik şartlar altında Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin 2026 yılında bile hayata geçirilmesinin zor göründüğünü ifade etti.







