İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik gerçekleştirdiği ortak askeri operasyonların ardından uluslararası kamuoyunda dikkat çeken iddialar gündeme geldi. Bazı İsrail kaynakları ve uluslararası medya kuruluşları, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in saldırılarda hayatını kaybettiğini ya da ağır yaralandığını öne sürdü. Bu iddialar, “Hamaney öldü mü?” ve “İran dini lideri Ali Hamaney kimdir?” sorularını gündeme taşıdı.
İran basını ise Hamaney’in hayatta olduğunu ve gelişmeleri bir operasyon merkezinden takip ettiğini bildirdi. Konuya ilişkin henüz bağımsız ve kesin bir doğrulama bulunmuyor.
Karşılıklı açıklamalar
Reuters’a konuşan İsrailli kıdemli bir yetkili, düzenlenen saldırılarda Ali Hamaney’in hayatını kaybettiğini iddia etti. Yetkili, Hamaney’in cenazesine ulaşıldığını öne sürdü.
Öte yandan İran devlet medyasına konuşan ve Hamaney’in ofisine yakın olduğu belirtilen bir kaynak ise iddiaları yalanladı. Söz konusu kaynak, “Güvenle söyleyebilirim ki devrimin lideri sahayı net ve sağlam bir şekilde kontrol etmektedir” ifadelerini kullandı.
İran yönetimi resmi olarak ölüm iddialarını reddederken, “Hamaney öldü mü, yaşıyor mu?” soruları uluslararası gündemdeki yerini koruyor.
Ali Hamaney kimdir?
Tam adı Seyyid Ali Hüseyni Hamaney olan Ali Hamaney, 19 Nisan 1939’da İran’ın Meşhed kentinde doğdu. İranlı din adamı ve siyasetçi olan Hamaney, 1989’dan bu yana İran İslam Cumhuriyeti’nin ikinci Yüce Lideri olarak görev yapmaktadır. 1981-1989 yılları arasında ise İran’ın üçüncü cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.
Hamaney, Orta Doğu’da en uzun süre görev yapan devlet başkanlarından biri olarak biliniyor. Aynı zamanda, Şah Muhammed Rıza Pehlevi’den sonra son yüzyılın en uzun süre görev yapan İran liderlerinden biridir.
Babası da Ayetullah olan Hamaney, dini eğitimine çocuk yaşta Meşhed’de başladı. Daha sonra Şii İslam dünyasının önemli merkezlerinden Irak’ın Necef kentinde iki yıl, İran’ın Kum kentinde ise altı yıl eğitim aldı.
İran Devrimi sonrası yükselişi
1977 yılında Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimi tarafından sürgüne gönderilmek istendi ancak İslami Hareket’in güçlenmesi nedeniyle bu karar uygulanmadı ve Meşhed’e döndü.
1979’da İran İslam Devrimi’nin gerçekleşmesinin ardından Ayetullah Humeyni’nin liderliğinde kurulan İslam İnkılabı Yüksek Şurası’na atandı. Aynı yıl İran Savunma Bakan Yardımcısı oldu ve Tahran milletvekili olarak İslami Şûra Meclisi’ne seçildi.
1980 yılında Humeyni tarafından İran Yüksek Savunma Şurası üyeliğine getirildi ve İran-Irak Savaşı sürecinde aktif görev aldı. 27 Haziran 1981’de Tahran’daki Ebuzer Camisi’nde düzenlenen bombalı saldırıda ağır yaralandı.
Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai’nin bir suikast sonucu hayatını kaybetmesinin ardından 1981’de yapılan seçimlerde aday oldu. Humeyni’nin desteğiyle yaklaşık 16 milyon oy alarak İran’ın üçüncü cumhurbaşkanı seçildi. 1985’te ikinci kez cumhurbaşkanı oldu.
1989’da Ayetullah Humeyni’nin vefatının ardından, 4 Haziran 1989’da Uzmanlar Meclisi tarafından İran’ın dini lideri olarak seçildi. Bu görevi halen sürdürmektedir.







