Türkiye’de cezasızlık algısını bir kez daha körükleyen, vicdanları yaralayan bir yargı kararına daha imza atıldı. Geçtiğimiz yıl Eylül ayında, henüz hayatlarının baharında olan 13 yaşındaki ortaokul öğrencileri Rabia Kaynar ve Elifnaz Aslan, Atatürk Bulvarı'nda hızla gelen bir kamyonetin altında kalarak can vermişti. Kamuoyunun yakından takip ettiği davada çıkan karar, adalet bekleyen acılı aileleri bir kez daha yıktı. İki çocuğun hayatının bedeli, mahkeme eliyle 120 bin lira adli para cezası olarak belirlendi.

Adli Tıp Raporu Çocukları "Suçlu" Buldu!

Kazanın ardından başlatılan hukuki süreçte, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları yine şaşırtmadı. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Üst Kurulu, kırmızı ışıkta geçen 13 yaşındaki çocukları "asli kusurlu" ilan ederken, altındaki araçla çocuklara çarpan 20 yaşındaki sürücü Sultan Ahmet Yılmaz’ı ise "tali kusurlu" buldu.

Hukukun, henüz reşit bile olmayan iki çocuğun algı ve muhakeme yeteneğini, direksiyon başındaki bir yetişkinle bir tutması ve suçu çocuklara yüklemesi kamuoyunda büyük tepki topladı.

"Üzgünüm" Dedi, Parayı Bastı, Özgürlüğüne Kavuştu

Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında acılı aileler, çocuklarının katilinin en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Sanık sürücü Sultan Ahmet Yılmaz ise son savunmasında, "Bilerek şerit ihlali yapmadım, frene bastığım için araç kaydı, üzgünüm" diyerek kendini savundu.

Mahkeme heyeti, "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olmak" suçundan sanığa önce 4 yıl hapis cezası verdi. Ardından, sanığın sabıkasız oluşunu "iyi hal" sayarak cezayı 3 yıl 4 aya indirdi. İşin en acı kısmı ise bu cezanın da 120 bin lira adli para cezasına çevrilmesi oldu. Yaklaşık 3 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan sürücü, bu komik para cezasıyla hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam edecek.

Vicdanlar Saniye Saniye Kaydedilen O Görüntülerde Kaldı

Kaza anı KGS kameraları tarafından saniye saniye kaydedilmiş, iki küçük çocuğun hayattan kopuşu dosyadaki en somut delil olarak yerini almıştı. Ancak o görüntüler ve ailelerin feryadı mahkeme salonundaki "hukuki matematik" karşısında yetersiz kaldı. Trafikte can güvenliğinin hiçe sayıldığı, kuralların insan hayatını korumaya yetmediği bu sistemde, iki fidanın can bedeli sadece bir araba parası bile etmedi.