YAŞAM
Giriş Tarihi : 08-06-2021 11:36   Güncelleme : 08-06-2021 11:36

Müsilaj Karadeniz ve Ege’de

Marmara'yı kaplayan müsilajın Ege Denizi'ne doğru akmaya başladığı ve Ordu'nun Fatsa sahilinde de ortaya çıktığı görüldü. Bilim insanları acil ve bütüncül önlemler alınmazsa bu iki denizin de risk altında olduğunu söylüyor.

Müsilaj Karadeniz ve Ege’de

 

Marmara Denizi‘ni kaplayan ‘deniz salyası’ olarak adlandırılan müsilaj, Karadeniz’de de gözlendi. Ordu’nun Fatsa ilçesi Yalıköy Limanı‘nda önceki gün müsilaj tespit edildi. Balıkçıların ihbarı ile belediye ekipleri, deniz yüzeyindeki kirliliği temizledi. Denizdeki tehdit uzmanlarca takip ediliyor.

Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın, müsilajın insan kaynaklı doğa olayı olduğunu söyledi. Karadeniz’e akan evsel ve tarımsal atıkların yanı sıra sanayi, kanalizasyon gibi atıkların denizi kirlettiğini belirten Aydın şöyle konuştu:

“Marmara kapalı deniz, Karadeniz de kapalı deniz. Bu sonuç itibarıyla doğa olayı ama bizden kaynaklı etkilerle gerçekleşmiş bir olay. Azot ve fosfor, evsel atık, kimyasal atık, sanayi atıkları ya da tarımsal kaynaklı kirlilikten dolayı oluşan bir olay. Karadeniz’de çay ve fındık tarımında gübre olarak çok fazla miktarda azot ve fosfor kullanılıyor. Dolayısıyla bunlar zamanla belki Marmara kadar yakın bir zamanda böyle etki göstermez ama bu kirliliğe devam edersek yarın öbür gün üç, beş, otuz yıl sonra bunlarla biz de karşı karşıya kalacağız.”

 

Bütün Karadeniz arıtma suları ve kanalizasyonu denize bırakıyor

Karadeniz’deki illerin arıtma sisteminin biyolojik artıma sistemine dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çeken Mehmet Aydın, “Karadeniz’deki bütün illerin arıtma ya da kanalizasyonlarını denize döküyoruz. Düzgün arıtma sistemi de yok zaten. Bunları  biyolojik yüksek arıtma sistemine dönüştürmediğimiz müddetçe Karadeniz’de zaman içinde kirlilik unsuru olarak kendini gösterecektir. Bu salya olmaz, başka bir şey olur” dedi.

Gübrelemenin de düzene sokulması gerektiğini belirten Aydın şunları söyledi:  “Vahşice gübreleme yapılmaması lazım. Topraklarımızı verimsiz hale getirdik ve Karadeniz’de kullanılan gübrelerin ya da kimyasalların tamamı yağmur, yüzeysel sularla derelerle ve sonuç itibarıyla denize geliyor. Karadeniz zaten çok sağlıklı ekosistem değil.”

Balık stoklarının tamamı çöküş eğiliminde

Balık popülasyonlarının azaldığını da kaydeden Aydın şöyle devam etti:

“Her geçen gün Karadeniz’de çöküş var. Nüfus artışı ile kirletme unsurları artıyor. Zamanla Karadeniz daha da kirlenecektir. Balık popülasyonlarımız da her geçen gün azalıyor. Stoklarımızın tamamı çöküş eğiliminde. Eğer hamsiyi 40 TL’ye, 50 TL’ye yiyorsak demek ki Karadeniz sistemi çöküyor demektir. Deniz salyasının Marmara’da etkisi beş yıl sürebilir çünkü ciddi oranda sadece suyun yüzeyinde gözüken değil zeminde bu çökecek ve zemin yapısındaki birçok canlının ölmesine neden olacak. Bu zamanla balıkları bile öldürecek. Bunun ötesinde bütün deniz bitkilerine, süngerlere, kabuklulara, yavaş hareket eden moloz grubu olan salyangozlara, yengeçlerine olumsuz etki yapacaktır. Bunlar denizel ekosistemde sonuçta zinciri kırıyor. ”

Ege’ye de akıyor

Marmara Denizi’nde yoğunlaşmaya devam eden müsilaj’ın temizliği için çaba sarfedilirken, Ege Denizi’ne de akmaya başladığı görüldü.

Uzmanların, 15 metre kalınlığında bir kütle olarak Ege’ye hareket ettiğini açıkladığı müsilaj tabakası gökyüzünden görüntülendi. Denizin dibinde ve içindeki canlıları yok edeceği ifade edilen salyanın İzmir Körfezi‘ne ulaşma ihtimali bulunuyor.