Asgari ücretin açıklanmasının ardından yalnızca iki hafta içinde kırmızı et fiyatları 41 lira birden yükselirken, şap hastalığı, hayvan varlığındaki azalma ve ithalata bağımlılık sektörü çıkmaza sürükledi.
Kırmızı et piyasası, son yılların en ağır krizlerinden birini yaşıyor. Artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticiler zarar ettiklerini dile getirirken, vatandaş için kırmızı et giderek ulaşılamaz bir ürüne dönüşüyor. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, mevcut politikaların sorunu çözmek yerine krizi derinleştirdiği görüşünde birleşiyor.
ASGARİ ÜCRET ARTIŞI ET FİYATLARINA YANSIDI
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in paylaştığı veriler, fiyat artışlarının ne denli hızlı gerçekleştiğini ortaya koydu. Gürer’in açıklamalarına göre, 11 Aralık’ta kilogramı 528 TL olan dana bıçak yağsız et, 25 Aralık itibarıyla 569 TL’ye yükseldi. Kuzu eti fiyatları da yalnızca bir haftada 8 lira artış gösterdi.
Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığına dikkat çeken Gürer, “İthalata ayrılan kaynak yerli üreticiye aktarılmadıkça bu yangın sönmez. İktidar süreci sadece izliyor” ifadelerini kullandı.
“ŞAP HASTALIĞI SEKTÖRÜ GERİYE GÖTÜRDÜ”
Cumhuriyet’in haberine göre, Elazığ Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek, arz daralmasının en önemli nedenlerinden birinin şap hastalığı olduğunu vurguladı. Çiçek, “Şap endişesiyle hayvanlar erken kesime gönderildi. Bugün piyasada yerli besilik hayvan bulmak neredeyse imkânsız” dedi.
Çiçek, Türkiye’de tüketilen her 5 kilo etin 1 kilosunun ithal olduğunu belirterek, mera hayvancılığının bitme noktasına geldiğini ve yem hammaddelerinin yüzde 60’ının ithal edilmesinin maliyetleri kontrol edilemez hale getirdiğini ifade etti.
HAYVAN VARLIĞI AZALIYOR, MALİYETLER ARTIYOR
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez ise krizin boyutlarını rakamlarla ortaya koydu. 2020–2024 yılları arasında büyükbaş hayvan sayısının 18,1 milyondan 16,9 milyona gerilediğini belirten Suiçmez, yem fiyatlarının yüzde 35,5, veteriner harcamalarının ise yüzde 65,2 oranında arttığını söyledi.
Et ve Süt Kurumu’nun ithalat politikalarının fiyatları düşürmediğini savunan Suiçmez, bu uygulamaların yerli üreticiyi üretimden kopardığını dile getirdi. USDA verilerine göre Türkiye’nin hayvan ithalatında dünya ikincisi olması, sektördeki dışa bağımlılığı gözler önüne seriyor.
2026 İÇİN KARANLIK TABLO
Sektör temsilcilerinin ortak değerlendirmesine göre; yerli üreticiyi destekleyen, girdi maliyetlerini azaltan ve mera hayvancılığını yeniden canlandıran politikalar hayata geçirilmediği sürece et fiyatlarındaki yükseliş devam edecek. 2026 yılı, hem üreticiler hem de dar gelirli vatandaşlar için “en zor yıllardan biri” olmaya aday.







