Yaklaşık 500 dönümlük alanı kapsayan anlaşmazlık, geçmişte yapılan idari düzenlemelerin günümüzde yarattığı sonuçlar üzerinden değerlendiriliyor. Konu, İçişleri Bakanlığı’nın incelemesinde bulunuyor.

Tarihsel ve İdari Dayanaklar Öne Çıkıyor

Amasya İl İdare Kurulu’nun değerlendirmesinde, Ladik’e bağlı Akyar, Saray ve Tüfekçidere mahallelerindeki bazı arazilerin coğrafi yapı, ulaşım ağı ve sosyal ilişkiler bakımından Suluova ile bütünlük oluşturduğu ifade edildi. Bu nedenle söz konusu alanların Suluova idari sınırlarına dahil edilmesinin, sahadaki fiili duruma daha uygun olacağı görüşü dile getirildi.

Yetkililer, bu sürecin yeni bir sınır talebi değil; mevcut idari karmaşanın giderilmesine yönelik teknik bir düzenleme olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Cumhuriyet Dönemi Düzenlemelerinin Etkisi

Tartışmanın arka planında, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapılan idari reformlar bulunuyor. Osmanlı döneminde Amasya Sancağı’na bağlı olan Vezirköprü, Ladik ve Havza, 1920’li yıllarda alınan kararlarla Samsun’a bağlandı. Bu süreç, Amasya’nın tarihsel etki alanının daralmasına neden oldu.

Bugün Ladik–Suluova hattında yaşanan sınır tartışmaları ile Havza’daki tapu sorunları, söz konusu idari değişikliklerin günümüze yansıyan sonuçları olarak görülüyor.

Havza’da Süregelen Tapu Karmaşası

İki il arasındaki sorunlar yalnızca Ladik hattıyla sınırlı değil. Havza’nın Mesudiye (Kösürüf) Mahallesi ve Darıkolu Mevkii uzun yıllardır çözülemeyen tapu sorunlarıyla gündeme geliyor.

1923 Mübadelesi sonrası Selanik’ten gelen göçmenlere verilen ve 1930’lu yıllarda tapulanan arazilerin, idari sınır değişiklikleri sonrası Amasya il sınırları içinde kalması, mülkiyet kullanımında ciddi sorunlar doğuruyor. Tapular Samsun’da bulunmasına rağmen, arazilerin fiilen kullanılamaması kamuoyunda tepkilere neden oluyor.

Gözler İçişleri Bakanlığı’nda

Yetkililer, yapılacak değerlendirmenin tarihsel belgeler, fiili durum ve kamu yararı esas alınarak gerçekleştirilmesini bekliyor. Verilecek kararın yalnızca belirli mahalleleri değil, uzun yıllardır devam eden idari belirsizlikleri de kapsayacak şekilde sonuçlanması umut ediliyor.