Tasfiye statüsündeki bazı yatırım fonlarına ilişkin yeni kuralları ve hukuki çerçeveyi içeren yasal düzenleme, TBMM Genel Kurulu’ndaki kabulünün ardından Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Söz konusu düzenleme; tasfiye süreçlerinin şeffaf bir şekilde yürütülmesini, usulsüz yollarla elden çıkarılan varlıkların geri kazanılmasını ve yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesini hedefliyor.
Ödeme Limitleri ve Sorumluluk Esasları Belirlendi
Toplam 9 maddeden oluşan yasayla birlikte ödeme limitleri ve sorumluluk esasları netleştirildi:
- Ödeme Limitleri: 1 milyon lira ve altındaki yatırımlara anapara tutarı kadar eksiksiz ödeme yapılacak. 1 milyon liranın üzerindeki yatırımlar için ise en fazla 1 milyon TL ödeme gerçekleştirilecek.
- Ara Ödemeler: Gerekli şartların oluşması durumunda, nihai tasfiye tutarından düşülmek kaydıyla net yatırım bedeli baz alınarak en çok 1 milyon liralık ara ödeme yapılabilecek.
- Denetim ve Hak Sahipliği: Sürecin denetimini Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yürütecek; hak sahipliği ise Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ (MKK) verileri esas alınarak belirlenecek.
- Sorumluluk: Fon zararlarından ilk etapta kurucu veya yönetici portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. Bu şirketten tahsilat yapılamaması halinde SPK'nın belirleyeceği kişi ve kurumlar şahsi olarak mesul sayılabilecek.
PBLK Kapsamı ve Tartışmaların Odağındaki Nokta
Teklifin 3. maddesinde yapılan değişiklik, tasfiye sürecindeki en önemli tartışma konularından biri oldu. MKK sisteminde yer alan ve "TEFAS İşlem Blokaj Alt Hesabı" anlamına gelen PBLK uygulaması sürece dahil edildi.
17 Eylül 2026 ve öncesinde satış talimatı vermesine rağmen fonların temerrüde düşmesi veya fiyat açıklanamaması nedeniyle işlemleri askıda kalan yaklaşık 200 bin ila 250 bin arasındaki yatırımcı, yeni düzenlemeyle "fon pay sahibi" statüsünde tasfiye hükümlerine tabi tutuldu. Bu durum, söz konusu yatırımcıların "alacaklı" mı yoksa "fon pay sahibi" mi sayılacağı yönünde hukuki tartışmaları beraberinde getirdi.
İktidar ve Muhalefet Arasında "Hak Sahipliği" Tartışması
Meclis ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran düzenlemeye ilişkin farklı görüşler dile getirildi:
- İktidar Kanalı (AK Parti) ve SPK: AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, satış talimatı vermenin tek başına işlemi tamamlamadığını, fiyat oluşup nihai süreç bitene kadar kişinin fon yatırımcısı kalmaya devam ettiğini belirterek; temel amaçlarının öncelikle belirli bir ödeme yapmak, ardından varlıklar nakde döndükçe ödemeleri sürdürmek olduğunu ifade etti. SPK da satış talimatının bizzat işlem bitişi olmadığını, tutarın hesaba geçmesi gerektiğini belirterek bu durumdaki kişilerin diğer ortaklarla eşit koşullarda ödeme alacağını vurguladı.
- Muhalefet Kanalı: CHP Milletvekili Gökhan Günaydın, bu adımla yüz binlerce mağdurun alacak hakkının sınırlandırıldığını öne sürdü. DEVA Partisi’nden Mehmet Emin Ekmen ile İYİ Parti’den Uğur Poyraz da satış emri vermiş kişilerin kazanılmış haklarının zedelendiğini savunarak karara tepki gösterdi.







