"Sarı öküz benim diyor"
Ekrem İmamoğlu; diğerleri ile uğraşmayın, dümdük şahsıma gelin, ahmak davasını Demoles'in kılıcı gibi sallamayın, indirin, bu işkence bitsin diyor.
Belli ki canı yanıyor.
Geçmişte 2009-2014'de yaşadıklarım, yanına yanaşamam ama bu hissi biliyorum.
Chp tabanına da sesleniyor. Örgütüne de.
Tepkiler cılız, tepkiler zayıf, yapmacık, ergence...
Yarışmacı otoriter, seçimli sistemin getirdiklerini yaşıyor. En büyük darbeyi, sığınağı olan yargı erkinden alıyor.
Çıkış aranıyor, barikat kuruluyor, duvar örülüyor.
Her şeye açıklama yapan önceki genel başkan Kılıçtaroğlu burada susuyor.
Bu nasıl bir nefret!
Elbette siyasette yarış vardır. Doğasında var. Ama sonra barış yapmayı ve omuz omuza vermeyi beceremiyoruz.
Kolu kırıp dışarı atıyoruz. Yen içinde bırakmayı başaramıyoruz.
Rakip bu açığı görüyor ve oradan vuruyor.
Vurdukça siniyoruz.
Satrança benzetirsek, atını, filini devre dışı bırakıyor. Oyun pata kalır mı? Piyondan vezir yapılır mı...
Cumhuriyetin kurucu iradesine terör ile işbirliği iddianamelere girmişken, bu kadar ileri iddiada bulunanlar neler, neler yapmaz!
Ya hep beraber, aya hiçbirimiz.
2025 yılı seçim hazırlığının yılı olacağı açık.
İmamoğlu'nun adaylığını açıklayınız artık.
Bahçeli'nin Öcalan açılımını doğru buldum diyen MHP'li seçmen 35, AKP'li seçmen 26, CHP'li seçmen 7, DEM 52.
Belli ki halk onay vermiyor.
Bu travma Suriye'de bir özerk, otonom Kürt bölgesinin kurulmasını yanlış bulan, dış politika başarısızlığı olarak sayacak seçmen yüzde 76.
Ekonomiyi geçiyorum.
Elde silkelenemeyen ama mutlaka düşürülmesi gereken bir İmamoğlu var.
Yavaş mı?
Çerez.






