KULDAN YURTTAŞA: İKİ OSMANLI’NIN ACI DERSİNDEN CUMHURİYET’E

İsmail Erdal

24-11-2025 15:17

Bu satırları, tarihin acı tecrübelerinden damıtılmış bir uyarı olarak kaleme alıyorum. Çünkü benim için Osmanlı’nın hikâyesi, tek bir çizgi değil; iki ayrı mecranın uzun ve girift akışıdır. İlki, uç beyliğinden cihan düzenine yürüyen, üretimi ve adaleti önceleyen, aklı ve liyakati padişahın otağına kadar sokan “kurucu” damar. İkincisi, Halifeliğin cazibesine kapılıp devlet aklını mezhep siyasetinin gölgesine bırakan, farklılıkları zenginlik saymak yerine tehlike belleyen “yıkıcı”sapma.1299’dan 1517’ye uzanan ilk hatta, Oğuz’un Kayı irfanını görürüz. Ahi teşkilatlarının adabını, gazayı yalnız kılıçla değil, adaletle kazanmayı, fetihten sonra imarı, tahrir defterleriyle düzeni, vakıfla kamunun hakkını korumayı görürüz. Bu damar, Şeyh Edebali’nin öğüdünü devlet felsefesi yapmış damardır: “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” Bu yüzden yükseliş, yalnız harp meydanlarında değil, tımar düzeninde, merhametli vergi siyasetinde, zanaatın ve tarımın dirayetinde de kazanılmıştır.

1517’den sonraki yol ayrımında ise, Halifeliğin Osmanlı payitahtına taşınmasıyla birlikte sarayın merkezine “dinî otorite”nin siyasî otoritenin üstüne çıkabildiği bambaşka bir iklim yerleşir. Altını çiziyorum: mesele din değildir—mesele, dinin iktidar tekniğine dönüştürülmesidir. Devlet aklının terazisi, hukuku ve üretimi tartmak yerine, kimliğin ve itikadın ayracıyla insanı tartmaya yöneldikçe, imparatorluk kendi kurucu unsurlarını örselemeye başlamıştır. “Türk”, “Türkmen”, “Kızılbaş” gibi adların birer kültür ve topluluk adı olmaktan çıkarılıp küfür ve suçlama gibi kullanılması, sadece bir dil bozulması değildir; devlet-toplum bağının kopmasıdır. Bu kopuşun faturası ağırdır: yetenekli eller saraydan ve ordudan uzaklaşır, liyakat yerine biat, üretim yerine ganimet, ortak iyi yerine hiziplerin çıkarı öne geçer.

Matbaa meselesi bunun sembolüdür. Ermeni, Rum ve Yahudi cemaatleri kendi matbaalarını kurarken, “yazıya hüküm giydirme” korkusuyla Türkçe basımın yüzyıllarca geciktirilmesi, Rönesans’ın ve Aydınlanma’nın eşiğinde akla vurulan zincirdir. Bilginin gecikmesi, sadece kitapların gecikmesi değildir; teknikten tarıma, hukuktan maliyeye kadar her alanda yarıştan düşmektir. Devlet, kendini yenileyen bir idrak yerine “fetva ile idare”ye yaslandıkça, orduda da bozulma derinleşmiş; yeniçerinin kılıcı, sipahinin tarlası, reayanın ocağı birlikte sönmüştür.

İçeride mezhepçi darlık; dışarıda barut, pusula ve muhasebenin “yeni dünyası”. Bir tarafta “kimdendir?” sorusu, öte tarafta “ne yapar?” suali… Devlet “ne yapar?”ı sorduğu sürece yükseldi; “kimdendir?”i sormaya başladığında ise kendi evlatlarını birbirine kırdırdı. Alevi-Bektaşi irfanının, Ahmet Yesevi’den Yunus Emre’ye uzanan insan merkezli İslam yorumunun kamusal ruhtan çekilmesi; yerine, iktidarı kutsayan dar yorumların yerleşmesi, toplumu ortak paydadan kopardı. Bu, hiçbir halka, hiçbir mezhebe düşmanlık yazısı değildir; bilakis, “inatla tek renge boyanan” devlet aklının tenkididir. Etnisiteyi ve inancı siyasetin kamçısı yapmak, hangi isimle yapılırsa yapılsın, devleti körleştirir.

Böyle bir zeminde 1683’ten itibaren gelen bozgunlar şaşırtıcı değildir. Çünkü bozgun önce zihinlerde başlar. İaşe bozulur, maliye bozulur, ocak bozulur, adalet bozulur; en sonunda “devlet” dediğimiz büyük organizma, kendi ilkelerini tüketir. Tanzimat ve Islahat gibi yenilenme çabaları, işte bu büyük bozulmanın külleri içinden doğar; ama gecikmiş her tedbirin bedeli ağırdır. Bir imparatorluğu taşıyan ana kolonlar—üretim, eğitim, hukuk, liyakat—yerine konmadan, süslemeyle duvar ayakta durmaz.

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet, tam da bu sebeple, bir rejim değişikliğinden önce bir zihniyet devrimidir. “Kul”dan “yurttaş”a geçiş, soy sop kayıtlarından medeni hukuka, mezhep kimliğinden eşit yurttaşlığa geçiştir. Matbaanın, mektebin, müfredatın, köy enstitülerinin, kadınların hukuken ve fiilen görünür olmasının, tarlanın ve tezgâhın, yani üretimin devlet aklına yerleşmesinin manası budur. Cumhuriyet, din ile devleti kavga ettirmek için değil; dinin haysiyetini devlet işine, devletin selametini de din yorumlarına alet ettirmemek için laikliği kurdu. Bu yüzden Cumhuriyet, inançsızlık değil; inanca eşit mesafedir. Bu yüzden Cumhuriyet, “kimdendir?” yerine “ne yapar?”ı soran büyük aklın adıdır.

Bugün hâlâ aynı kavşağın önündeyiz. Bir yanda tarihin bizi defalarca uyardığı mezhepçi ve kimlikçi dar koridor; diğer yanda üretimi, bilimi, hukuku, ortak iyiyi önceleyen geniş Cumhuriyet yolu. Birincisi kısa vadede “sadakat” üretir, uzun vadede yoksulluk ve ayrılık; ikincisi kısa vadede emek ister, uzun vadede refah ve barış getirir. Ben tercihini açık edenlerdenim: Türk’ün kaderi etnik bir yazgı değil, aklın ve emeğin teridir. Din bir tercihtir; devlet aklı ise ortak hayatın sigortasıdır. O aklı, Halifeliğin veya herhangi bir dinî/mezhebî otoritenin gölgesine vererek değil; serbest tartışmanın, özgür düşüncenin, eşit yurttaşlığın güneşine çıkararak yaşatabiliriz.

Osmanlı’nın iki hattından bize düşen net ders şudur: Devlet, adalet ve üretimden saparsa, en parlak zaferler bile günü kurtarır, yarını yıkar. Devleti ayakta tutan, farklılıkların hukuk içinde eşitliği; liyakatin sadakate üstünlüğü; bilgiye, bilime ve sanata açılan kapıların sonuna kadar açık kalmasıdır. Cumhuriyet tam da bunun için vardır ve bu yüzden vazgeçilmezdir.

Ben bugün, geçmişe söverek değil, ders alarak konuşuyorum. Kimseyi topyekûn suçlamadan, hiçbir topluluğu hedef göstermeden, şunu söylüyorum: İmparatorluğu çürüten, “Arap”, “Kürt”, “Türk” değil; kimliği siyasetin kamçısı yapan dar akıldır. İmparatorluğu onaran ve Cumhuriyet’i kuran ise, ortak akıl ve ortak emektir. Yol bellidir. Adaletle, liyakatle, üretimle, özgür akılla yürüyen toplumlar yükselir. Benim tercihim budur; çünkü biliyorum ki “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözünün gerçek manası, kimlikle övünmek değil, Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık onurunu her gün emekle doğrulamaktır.

İsmail Erdal Emekli Eğitimci

DİĞER YAZILARI ÖZGÜR ÖZEL’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 HALKIN SEÇTİĞİNİ HALKIN VİCDANI YARGILAMALIDIR! 01-01-1970 02:00 MAHKEME KARARI CHP’Yİ DEĞİL, DEMOKRASİYİ HEDEF ALMIŞTIR 01-01-1970 02:00 İNSANI BÜYÜTEN DESTEK MİDİR, 01-01-1970 02:00 KELKİT VADİSİ VE BOĞALI DAĞI SADECE TOPRAK DEĞİLDİR, YAŞAMIN KENDİSİDİR 01-01-1970 02:00 ONURUN BEDELİ VARDIR, AMA FİYATI YOKTUR 01-01-1970 02:00 PİRAMİTLERDEN BAHÇEMİZE 01-01-1970 02:00 17 NİSAN’IN IŞIĞINDA: BİR KÖY ENSTİTÜLÜSÜNÜN İZİ 01-01-1970 02:00 45 YIL SONRA HÂLÂ KULAĞIMDA: “BİR GÜN GERİYE DÖNERSİNİZ…” 01-01-1970 02:00 BOMBALARIN GETİRDİĞİ DEMOKRASİ DEĞİL, HALKLARIN KURDUĞU ÖZGÜRLÜK 01-01-1970 02:00 CUMHURİYETTEN BUGÜNE AKLIN VE TOPLUMUN YOLCULUĞU 01-01-1970 02:00 18 MART: TARİHSEL ZAFERİ 01-01-1970 02:00 ORMANLAR SUSARSA, MİLLET NEFESSİZ KALIR 01-01-1970 02:00 İSTİKLAL’E SAYGISIZLIK, HÜRRİYETE İHANETTİR 01-01-1970 02:00 KİM SÖYLEDİ DEĞİL, NE SÖYLEDİ 01-01-1970 02:00 DEVLETİ KORUMAK İÇİN KONULAN KURAL, 01-01-1970 02:00 GAVUR DAĞLARI: BİR İSMİN ARDINDAKİ TARİH VE HAFIZA 01-01-1970 02:00 DAVOS'TA KONUŞULAN DÜNYA, BİZİM YAŞADIĞIMIZ DÜNYA Mİ? 01-01-1970 02:00 BİR DÜNYAYI NASIL YEDİK 01-01-1970 02:00 SESLE YAZILAN HABERLER 01-01-1970 02:00 ATEŞE BASAN AYAKLAR, AYNI RİTİMDE ATAN YÜREKLER 01-01-1970 02:00 AMASYADA ASKER SEVKİYATI 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİ: YARIM BIRAKILAN AYDINLANMA 01-01-1970 02:00 AVUSTRALYA: YOK SAYILARAK YOK EDİLEN BİR HALK 01-01-1970 02:00 HİNDİSTAN VE GÜNEY ASYA: AÇLIKLA TERBİYE EDİLEN UYGARLIKLAR 01-01-1970 02:00 AFRİKA: İNSANLIĞIN METAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜ KITA BÖLÜM 4 01-01-1970 02:00 AMERİKA YERLİLERİ: DOĞAYLA BARIŞIK BİR YAŞAM NASIL YOK EDİLDİ? BÖLÜM 3 01-01-1970 02:00 BOŞ TOPRAK MASALI VE AVRUPA KİPRİ BÖLÜM 2 01-01-1970 02:00 “Keşif” Denilen Büyük Yalan- BÖLÜM 1 01-01-1970 02:00 BİR YAZI DİZİSİ DUYURUSU “Keşif Değil, Sömürü” 01-01-1970 02:00 UZAK DOĞU DA DÜŞEN BİR BOMBA, 01-01-1970 02:00 “Zamanın İçinden Geçen Bir Gönül” 01-01-1970 02:00 “Muğla’nın Kalbinde: Zamanın Sessiz Tanıkları” 01-01-1970 02:00 ÖZGÜRLÜĞÜN ATEŞİ 01-01-1970 02:00 “Unutulan Kanatlar ve Susturulan Fabrikalar” 01-01-1970 02:00 Dillerin Doğuşu, Yazının Doğuşu ve Sessizliğe Gömülen Sözler 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: AKLIN VE KÜLTÜRÜN ZAFERİ 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: YENİDEN DOĞUŞUN ADI 01-01-1970 02:00 ÇOCUKLAR SUÇA DOĞMAZ, SUÇA SÜRÜKLENİR 01-01-1970 02:00 SUSTURULAN ZEKANIN GÖLGESİNDE KARANLIK DÜNYA 01-01-1970 02:00 “Ölmez Ağacı Kökünden Söküyorlar” 01-01-1970 02:00 “Samsun’dan Ankara’ya: Gençliğin Bağımsızlık Yürüyüşü” 01-01-1970 02:00 Çürüme Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Taşınan Bir Miras mı? 01-01-1970 02:00 “Konuşmam, Ama Konuştururlarsa!..” 01-01-1970 02:00 “Deprem Kader Değil, İhmalin Bedeli” 01-01-1970 02:00 “Dağın Sessiz Çığlığı – Bir Vicdan Manifestosu” 01-01-1970 02:00 “Derman Bey Osman Gürer: Taşova’nın Vicdanı, Halkın Doktoru”” 01-01-1970 02:00 Arif Meşhur’u Anarken: 01-01-1970 02:00 İyilik, Bazen Sessiz Kalmamaktır 01-01-1970 02:00 24 Temmuz Lozan: Türkiye Tapusudur, Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Kimlik Üzerinden Siyaset 01-01-1970 02:00 “Sağılır İneği Kestik, Gözümüz Aydın!” 01-01-1970 02:00 ŞAŞIP KALIYORUM! 01-01-1970 02:00 YOĞURDUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ OLMAZ 01-01-1970 02:00 LASTİK GİBİ UZUYAN YALANLAR 01-01-1970 02:00 ASİTTEN TOPRAĞA KURŞUNDAN CİĞERE 01-01-1970 02:00 ZEHRİN RENGİ YOK 01-01-1970 02:00 12 Haziran 2025 Amasya’nın Tarih Yazdığı Gün 01-01-1970 02:00 "Bu Dünya Kâr Uğruna Katlediliyor!" 01-01-1970 02:00 “Sürek Avı Değil, Sürdürülebilir Akıl 01-01-1970 02:00 “19 Mayıs… Gençliğin Bayramı, Cumhuriyet’in Umudu” 01-01-1970 02:00 YEŞEREN UMUTLAR, DARAĞACINDA SOLMAYAN ÜÇ FİDAN 01-01-1970 02:00 EGE’NİN KIYILARI BİZİM, AMA BİZ ARTIK ORADA YOKUZ 01-01-1970 02:00 “Çobansız Dağlar, Açlığa Giden Yoldur” 01-01-1970 02:00 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Urfa’da Göçer Öğretmenlerle Bir Zaman 01-01-1970 02:00 ŞAMANİZM’İN İZİNDE: 01-01-1970 02:00 “Veda Değil Saygı Duruşu: Volkan Konak Gibi Yaşamak!” 01-01-1970 02:00 “Yıkılmış Sistemden Doğan Bilinç: 01-01-1970 02:00 “Atatürk Tek Adam mıydı?” 01-01-1970 02:00 GÜNEŞLE GELEN, ATEŞTEN DOĞAN BARIŞ 01-01-1970 02:00 “Kendi Geleceğini Yok Eden İşçilere Açık Mektup” 01-01-1970 02:00 8 Mart, Bir Kutlama Günü Değil 01-01-1970 02:00 Yıldızlar Yoldaşın Olsun Edip Akbayram 01-01-1970 02:00 “Eğitim ve Edebiyatın Sessiz Kahramanı: Dursun Sever” 01-01-1970 02:00 MUHALEFETİN ADAY BELİRLEME SÜRECİ 01-01-1970 02:00 “Sevgi Bir Güne Sığmaz” 01-01-1970 02:00 DEPREM VE GERÇEKLER: JAPONYA VE TÜRKİYE KARŞILAŞTIRMASI 01-01-1970 02:00 Kadın: Hayatın Ta Kendisi 01-01-1970 02:00 Bir Köyün Uyanışı 01-01-1970 02:00 “Onur ve Sorumluluk: Unutulan Değerler” 01-01-1970 02:00 47 Yıl Önce İnşa Edilen Binanın Sorumluluğu 01-01-1970 02:00 Köy Enstitüsü Öğrencilerinin Yolculuğu 01-01-1970 02:00 “Sarı Öküz’ü Verdiğimiz Gün Kaybettik 01-01-1970 02:00 “Emeklilik: Onurlu Bir Yaşam mı, Sessiz Bir Terk Ediliş mi?” 01-01-1970 02:00 Böl ve Yönet 01-01-1970 02:00 “Ovacık’ın Efsanesiydi, Kadıköy’de Hayal Kırıklığı Oldu” 01-01-1970 02:00 Muğla’dan Türkiye’ye Bir Uyarı 01-01-1970 02:00 Sömürülen Kıtanın Çığlığı 01-01-1970 02:00 Patrona Halil ve Şeyh Bedreddin: 01-01-1970 02:00 “Tayland gezi notları: 3” 01-01-1970 02:00 “Tayland gezi notları: 2” 01-01-1970 02:00 “Tayland Gezi Notları: 1” 01-01-1970 02:00 Kendi Seçiminin Bedeli 01-01-1970 02:00 “24 Kasım: Bir Hüzün ve Hatırlama Günü” 01-01-1970 02:00 İşkencenin İnsanlık Dışılığı 01-01-1970 02:00 Anılarınızı Kaleme Alarak Ölümsüzleştirin 01-01-1970 02:00 “Laiklik: Özgürlüğün ve Aydınlığın Teminatı” 01-01-1970 02:00 'Laikliğin Eğitim ve Bilim Üzerindeki Rolü: 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-8 Son bölüm 01-01-1970 02:00 “Cumhuriyetin Çınarı: Muazzez İlmiye Çığ’ın Ardından” 01-01-1970 02:00 "Cumhuriyetimizin Temel Değerleri ve Günümüzdeki Tehditler" 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-7 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-6 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-5 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-4 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-3 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk”- 2 01-01-1970 02:00 “Nil’in Kıyısında: Kahire’de Tarihe Yolculuk” 01-01-1970 02:00 “Eğitimde Ahlak ve Değerlerin Önemi: İnsani Bir Yaklaşım” 01-01-1970 02:00 10 Kasım ve Atatürk'ün Ardından Bıraktığı Miras 01-01-1970 02:00 Orta Doğu Toplumunun Çıkmazı 01-01-1970 02:00 “Demokrasiyi Korumak: Halkın Seçtiği Yöneticilere Saygı” 01-01-1970 02:00 Özgürlüğün Sembolü Bayrak 01-01-1970 02:00 Yaşasın Cumhuriyet! 01-01-1970 02:00 “Vatan Uğruna Fedakarlık: Boğaz Şehitliği’nde Kahramanlık İzleri” 01-01-1970 02:00 Akpınarlılarla Tarihe Yolculuk 3. Gün 01-01-1970 02:00 Akpınarlılarla Tarihe Yolculuk İkinci Gün 01-01-1970 02:00 Kıbrıs’ta Kuşakları Birleştiren Dördüncü Buluşma 01-01-1970 02:00 ‘’Minik Canların Umutlarını Çalanlar Para Hırsı Uğruna Geleceğimiz Karartılıyor’’ 01-01-1970 02:00 Tarikatların Gölgesinde Laiklik 01-01-1970 02:00 Vatan Savunmasında İbadet ve Dayanışma: 01-01-1970 02:00 İklim Değişikliğinin Ayak Sesleri 01-01-1970 02:00 3. Maddeyi Tartışmaya Açmak Tehlikeli Bir Girişim 01-01-1970 02:00 Kız Çocukları: Eşitlik Mücadelesinde Büyüyen Hayatlar 01-01-1970 02:00 “Avcılık Spor Değil 01-01-1970 02:00 Amasya Elması 01-01-1970 02:00 Alevlerle Yazılan Özgürlük 01-01-1970 02:00 Sessiz Çığlıklarımız Ne Zaman Duyulacak? 01-01-1970 02:00 Aklın Yolu Birdir 01-01-1970 02:00 Türk çiftçisine bir an önce "KENEVİR" ekme yetkisi verilmelidir. 01-01-1970 02:00 “Bafra Pidesinin Peşinde: Anılar ve Arayışlar” 01-01-1970 02:00 "Geleceğin Enerjisiyle Eğitimi Aydınlatan Öncü Adımlar" 01-01-1970 02:00 Sınıfta İmamın Yeri Olabilir mi? 01-01-1970 02:00 Çocukluk Adımlarımın Büyülü Yolculuğu 01-01-1970 02:00 Kadınlarımızın Toplumdaki Yeri 01-01-1970 02:00 İtfaiyeciler Günü: Yangın Güvenliğinin Kahramanları 01-01-1970 02:00 Dünya ile Bağlarımızı Koparmayalım: 01-01-1970 02:00 “İnsan Hayatına Teknolojinin Dokunuşu” 01-01-1970 02:00 “Dualarla Gelecek Kurulmaz: Bilimden Uzaklaşan Toplumlar Yok Olmaya Mahkum” 01-01-1970 02:00 “Haşhaş: İnsanlık Tarihinin Köklerinden Günümüze Uzanan Bir Yasaklı Bitki” 01-01-1970 02:00 “Haşhaş Çiçekleri Arasında Yürüyüş: 1950'lerde Taşova'da Bir Çocukluk Hikayesi" 01-01-1970 02:00 Kenevir: İnsanlık İçin Bir Miras, Egemen Güçler İçin Bir Tehdit 01-01-1970 02:00 “12 Eylül: Türkiye’nin Karanlık Dönemi ve Kaybedilen Gelecek" 01-01-1970 02:00 “Doğanın Tacı: Gürsu’nun Sularında Hayat Bulmak" 01-01-1970 02:00 Eğitimi Korku Değil, Bilim Şekillendirmeli 01-01-1970 02:00 “Kötülüğün Yankısı: Falaris Boğası ve Adaletin Karanlık Yüzü" 01-01-1970 02:00 “Masumiyetin Katledildiği Yerde İnsanlık Utandı" 01-01-1970 02:00 1916 yılında Arap Yarımadası’nda önemli bir dönüm noktası yaşandı 01-01-1970 02:00 “Köy Enstitülerinin Işığı ve Cumhuriyetin Aydınlık Geleceği" 01-01-1970 02:00 Toprağın Üstü Altından Kıymetli 01-01-1970 02:00 Amasya, yüzyıllardır sanatın, müziğin, merkezi olmuş bir şehir 01-01-1970 02:00 Bir Akpınar Efsanesi: İbrahim Aydın’a Veda 01-01-1970 02:00 Bu Topraklarda Mustafa Kemal'ler Yenilmez: 01-01-1970 02:00