“Sağılır İneği Kestik, Gözümüz Aydın!”
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçti!
Artık zeytin ağaçları kesilebilecek,
Yerine maden ocağı açmak isteyenin yolu açıldı.
Ülkenin en kadim ağacına kıydılar.
Gözümüz aydın!
Bu toprakların bin yıllık gölgesi,
Köylünün geçim kapısı,
Sabah kahvaltısının ilk lokması,
Zeytin ağacı artık resmen tehdit altında!
Anadolu’da bir söz vardır:
“Sağılır ineği kesme, sonra süt bulamazsın.”
Ama biz ne yaptık?
Sağılır ineği kestik!
Zeytin…
Her sabah soframıza ilk o otururdu.
Zeytin yağı, zeytin tanesi, çekirdeği, yaprağı…
Her şeyiyle bereketti, şifaydı, geçimdi.
Köylünün bahçesindeki zeytin ağacı, kapısındaki inekten farksızdı.
İneğin sütü nasıl doyurursa, zeytin de öyle doyururdu insanı.
Ama doymaz birileri vardı…
Kapitalizm doymak bilmez.
Maden diye gelir,
“Cari açık” der, “kalkınma” der,
Önce sağılır ineği keser,
Sonra köyü, sonra geleceği…
Ve şimdi Türkiye bir adım daha yok oluşa yürüyor.
Tarım bitmişti,
Hayvancılık can çekişiyordu…
Bir zeytinimiz kalmıştı, onu da kestik!
Artık zeytinimizi de ithal ederiz.
Tıpkı buğdayı, nohudu, samanı ithal ettiğimiz gibi.
Köylüyü boş tarlaya bakar hale getirdiler,
Zeytinliğe dozer girsin diye yasa çıkardılar.
Yahudiler şeytanın zeytin ağacının arkasına saklandığına inanırmış…
Onlar ağaca düşman, biz kendi toprağımıza!
Ne tuhaf bir ittifak değil mi?
Onlar inançla düşman, biz yasayla…
Sonra da kalkıp deriz ki: “Türkiye tarım ülkesi.”
Yok öyle bir Türkiye artık.
Ne ağacı kaldı, ne ineği…
Bir avuç vicdanı kalmış, ona da kulak tıkadılar.
Doyamadıkları altına, kömüre, ranta olan iştahlarıyla…
Bu halkı besin katkılarıyla, ithal zehirle, çürük siyasetle zehirleye zehirleye bitiriyorlar.
Bizi bize düşman edenler,
Bir de utanmadan “milli servet” diyorlar.
Oysa servet bu topraktı, o zeytindi, o inekti…
Ve biz…
Sağılır ineği kestik.
Gözümüz aydın!
İsmail Erdal 20 Temmuz 2025 Muğla







