Bir Amasyalı olarak, 12 Haziran her yıl yüreğimde başka bir heyecan, başka bir kıvançla doğar. Bu tarih sadece bir anı değil, bir milletin kaderine yön vermiş tarihi bir dönüm noktasıdır. Her 12 Haziran’da, Amasya’nın o serin ve vakur sabahlarında yankılanan bir cümle kulaklarımda çınlar:

“Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

Bu söz, yalnızca bir tamimin değil, Türk milletinin iradesinin manifestosudur. Ve o söz, 22 Haziran 1919’da yazıya dökülmeden önce, Mustafa Kemal Paşa 12 Haziran günü Amasya’ya gelerek bu kurtuluş yolunun ilk kıvılcımını tutuşturmuştur.

Amasya, o gün yalnızca bir şehri değil, milletin geleceğini bağrına bastı.

Kurtuluşun ilk adımı burada atıldı.

Cumhuriyetin temeli burada atıldı.

Bağımsızlık, işte bu dağların eteğinde, Yeşilırmak’ın kıyısında yeşerdi.

Ama Amasya’nın tarih sahnesindeki bu ilk rolü değildir. Bu topraklar, Osmanlı’nın en karanlık dönemi olan Fetret Devri’nde de ışık olmuştur. Ankara Savaşı’nın ardından dağılan devletin yeniden toparlanmasını sağlayan, Amasya’da dirayet gösteren ve kararlılıkla hareket eden Şehzade Mehmed (sonradan I. Mehmed), işte bu şehirde kardeş kavgasına son vermiş, Osmanlı’ya yeniden bir istikamet kazandırmıştır. O gün de birlik buradan başlamıştı, tıpkı Cumhuriyetin temelinin atıldığı 1919’da olduğu gibi.

İşte bu nedenle Amasya, sadece bir coğrafya değildir.

Amasya, Türk milletinin ortak vicdanıdır.

Birliğin ve direnişin adıdır.

Tarihin iki farklı çağında, iki büyük dirilişin beşiği olmuş bir şehirdir.

Bu yıl, 2025 yılında, 12 Haziran’ı daha başka bir coşku ve umutla kutluyorum. Çünkü bu yıl sadece geçmişe değil, geleceğe de umutla bakıyoruz. Çünkü bu yıl, halkın iradesi yeniden tecelli etti. Demokrasi yeniden doğru yola girdi. Ve biliyorum ki, Amasya’nın taşıdığı o hürriyet ruhu, bugün yeniden filizleniyor.

Bu anlamlı günde, Amasya merkez başta olmak üzere Gümüşhacıköy, Merzifon ve benim doğup büyüdüğüm güzel ilçem Taşova’daki tüm yerel yöneticilere, halkımıza ve bu Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkan herkese gönülden başarılar diliyorum. Bu ruhu yaşatacaklarına, Amasya’nın tarihi sorumluluğunu taşıyacaklarına yürekten inanıyorum.

Ben de bir Amasyalı olarak, bu şehrin taşıdığı tarihi sorumluluğu, ruhumda taşımaktan gurur duyuyorum. Her 12 Haziran’da sadece Atatürk’ün Amasya’ya gelişini değil, aynı zamanda Türk milletinin kendi kaderini eline alışını, yani ayağa kalkışını kutluyorum.

Bugün 2025 yılındayız. Aradan geçen bir asırdan fazla zamana rağmen, o günün ışığı hâlâ yolumuzu aydınlatıyor. Her geçen yıl, Amasya’nın ne denli büyük bir miras bıraktığını daha iyi anlıyoruz. Çünkü bizler, geçmişinden güç alan, geleceğe umutla yürüyen bir milletiz. Ve bu yürüyüş, Amasya’da başlamıştır.

Her 12 Haziran’da olduğu gibi bu yıl da başım dik, yüreğim dolu dolu bir gururla haykırıyorum:

“Ne mutlu Amasyalıyım diyene!”

Çünkü Amasya demek, direniş demek, Cumhuriyet demek, özgürlük demektir.

Tarihe yön veren bu kutsal topraklarda doğmuş biri olarak, bu büyük mirasın taşıyıcısı olmaktan onur duyuyorum. Atatürk’ün bize bıraktığı bağımsızlık ve egemenlik meşalesini, gelecek nesillere gururla devretmeye devam edeceğim.

İsmail Erdal

12 Haziran 2025 – Muğla’da, ama kalbi her zaman Amasya’da atan bir yurttaş