ASİTTEN TOPRAĞA KURŞUNDAN CİĞERE
Geri Dönüşüm Gerçekleri Yazı Dizisi – 2. Bölüm
Her gün işyerime onlarca insan gelir. Kimisi yeni bir akü almak ister, kimisi eskisini getirmeyi unutur. “Hurda aküyü bırak da ona göre yeni fiyat çıkarayım” dediğimde, bazısı “Evde dursun, belki lazım olur” der. Oysa çoğu kişi bilmez ki, evinde tuttuğu o hurda akü, sadece eski bir parça değil, çocuklarının odasında duran bir tehlike yumağıdır.
Ben yıllardır akü ve lastik sektöründeyim, Güney Egede toptancı olarak bu işin içindeyim. Gördüğüm, öğrendiğim, tanık olduğum her şey bana bir gerçeği haykırıyor: Hurda akü, doğru yere ulaşmazsa doğaya ve insana zarar olarak geri döner.
Akü Nedir, Ne Taşır?
Bir akü; elektrik üretir, araç çalıştırır, yeri geldiğinde hayat kurtarır. Ama bittiğinde içindeki kurşun, sülfürik asit ve plastik karışımı, doğru işlenmezse toprağı zehirler, suyu kirletir, ciğeri yakar.
Sıradan bir otomobil aküsünün içinde:
• 3 ila 10 kg arası kurşun,
• 2 litreye yakın sülfürik asit (kezzap özelliğinde),
• Yoğun elektrolit çözeltileri bulunur.
Bu maddelerin doğaya karışması demek, tohumun filizlenmemesi, kuşun kanat açamaması, insanın nefes alamaması demektir.
Kaçak Toplayıcıların İzinde Zehirli Bir Zincir
Son yıllarda hurdacılar arasında akü toplama modası aldı başını gidiyor. Sırtında çuvalıyla gezen gençlerden, el arabasıyla mahalle mahalle dolaşan “hurdacı amca”lara kadar herkes hurda akü peşinde. Peki sonra ne oluyor?
• Bu aküler kayıt dışı geri dönüşümcülerin eline geçiyor.
• Kurşun levhalar korumasız şekilde eritiliyor, dumanı havaya salınıyor.
• Sülfürik asit çoğunlukla toprağa veya kanalizasyona boşaltılıyor.
• Plastik kasalar, açık alanda yakılıyor ya da rastgele gömülüyor.
Bu kaçak zincir, bir yandan çevreyi kirletirken, öte yandan resmî geri dönüşüm sistemini baltalıyor. Çünkü her kayıp akü, devletin kontrolünden çıkmış bir zehirdir.
Toprağın Altında Asit, Evimizin İçinde Kurşun
İnsanlar genelde şunu bilmez: Kullanılmış bir akü, öylesine bir hurdalık değildir.
Evde bir kenarda duran, çocuğun oyuncaklarının yakınında bekleyen o eski akü, zamanla:
• Kurşun buharı salabilir,
• Asit sızıntısı yapabilir,
• El temasıyla cilde zarar verebilir.
Hele hele bu akü beton yerine toprak zeminli bir ortamda bekletiliyorsa, asit toprağa sızar, bitkiyi kurutur, yeraltı suyuna karışır.
Ve bu suyla sulanan domates, o zehri size geri getirir.
Vicdanlı Bir Tüccarın Sorumluluğu
Ben bu işi yapan biri olarak hurda akülerin mutlaka lisanslı toplama merkezlerine iade edilmesini öneriyorum. Müşterilerime bunu anlatıyorum. Çünkü bu sadece ticari bir süreç değil; toplum sağlığına ve doğaya karşı bir sorumluluk.
Bazı müşteriler beni dinliyor, bazıları inanmıyor. “Yahu ne olacak, elimde dursun,” diyor. Ama bilmiyor ki:
• O akü çocuğunun sağlığını riske atıyor.
• Ya da üç kuruş fazla veriyor diye verdiği kaçak hurdacı, o aküyü mahalle arasında eritip zehri mahalleliye yayıyor.
Bilmek Yetmez, Bilgilendirmek de Gerek
Toplum olarak bu konuda bilgilendirilmeye ihtiyacımız var. Belediyelerin, okulların, çevre kurumlarının bu işe el atması gerekiyor. Çünkü bu, bir kişinin değil, hepimizin meselesi.
Bir köyde toprağa gömülen 50 akü, belki 10 yıl sonra o köyde çıkan kanser vakalarının nedenidir.
Bir hurdacının bahçesinde açıkta bırakılan aküler, oradan geçen çocuğun kaderini değiştirebilir.
Akü Sadece Araç Değil, Gelecek de Taşır
Son sözüm şu:
Bir akü, sadece bir taşıma aracı değildir. Doğru yere teslim edilirse enerji, yanlış yere giderse zehir olur.
O yüzden evimizde hurda akü bekletmeyelim.
Kaçak yollara teslim etmeyelim.
Toprağımıza, suyumuza, çocuğumuza zarar vermeyelim.
Çünkü asitten toprağa, kurşundan ciğere giden yolun sonunda insan var.
Ve insanın yaşam hakkı, hiçbir ucuz kar uğruna tehlikeye atılamaz.
Bir damla bilgi, bir damla kurşunu durdurabilir.
Bu yazı da işte o damlaya katkıysa, ne mutlu bana.
İsmail Erdal Haziran 2025 Muğla






