“19 Mayıs… Gençliğin Bayramı, Cumhuriyet’in Umudu”
Bugün 19 Mayıs… Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Ve bir dost, okul arkadaşım ve devrem, sevgili Lütfi Bey, öyle bir fotoğraf paylaştı ki; yıllardır arayıp da bulamadığım, kayboldu sandığım o an birden avuçlarımda yeniden canlandı. O resmi, yıllar önce aynı açıdan ağabeyim de çekmişti. Ne zaman baksam, hem gençliğimi hem de o büyük coşkuyu yeniden yaşardım. Yayınladığınız için size yürekten teşekkür ediyorum Lütfi Bey.
1965 yılıydı. Samsun Stadyumu’nda kutlanan 19 Mayıs, sadece bir gösteri değil, bir gençlik manifestosuydu adeta. O yıllarda en görkemli, en heyecanlı kutlamalar Samsun’da yapılırdı. Biz Akpınar İlköğretmen Okulu olarak haftalar öncesinden hazırlanır, Samsun’a adım attığımız anda şehri inletirdik. Sadece yürüyüşümüz değil, inancımız, sesimiz, dizilişimiz bile sarsardı sokakları.
Ve o coşkunun ardındaki en büyük isimlerden biri de hiç şüphesiz beden eğitimi öğretmenimiz Ercan Ersu idi… Nam-ı diğer Koca Yusuf! Türkiye Cirit Şampiyonu’ydu. Boylu, boslu, iri yapılı bir sporcu idi. Hem disiplinin, hem sevginin, hem de cesaretin öğretmeniydi. O bayramı adeta bir orkestra şefi gibi yöneten, gençliğe yön veren oydu. Bugün ne zaman o bayrağı taşıyan gençleri görsem, Koca Yusuf’un o dik duruşu, gür sesi, spora ve gençliğe olan inancı gözlerimin önüne gelir. Ne yazık ki erken rahmetli oldu… Işıklar içinde uyusun. Yıldızlar yoldaşı olsun.
Ben o gösteride en önde yürüyenlerden biriydim. Elit elbisesiyle gururla, dimdik durarak… Ve 20 metrelik direğe çıkan dört kişiden biri olarak seçilmiştim. O dört direğin her birinde “Yurtta sulh”, “Cihanda sulh”, “Ya istiklal”, “Ya ölüm” yazılıydı. 900 kişinin içinden seçilmek… O gururu tarif etmek mümkün değil. Kalbim hâlâ genç. Bilmem bugün o direğe tekrar tırmanabilir miyim ama o yürek, o heyecan içimde hâlâ capcanlı. Ne zaman okul arkadaşlarıma rastlasam, “Ben o gün o direğe çıkanlardan biriydim,” derim ve kendime öyle tanıtırım. O gün, o kalabalığın ortasında unutulmaz bir gündü.
Bu ülke için hayallerimiz vardı. Biz Türkiye’nin dört bir yanına dağıldık. Öğretmen olduk, yol gösteren olduk, birer meşale gibi yanmaya çalıştık. Ama bazen ezildik… Düşüncelerimizi, umutlarımızı bir dozer gibi ezmeye kalktılar. Yıldırdılar bizi, susturmaya çalıştılar. Ama başaramadılar. Çünkü şimdi bakıyorum da, gençlik yine alanlarda. Aynı heyecanla, aynı inançla, aynı kararlılıkla… Onlar haklarını istiyor, geleceklerini istiyorlar. Biz kendi gençliğimizi geleceğe taşıyamamış olabiliriz ama bugünün gençliği kendi geleceğini omuzlamış durumda.
19 Mayıs bir bayramdan fazlasıdır. O, bir milletin yeniden doğuşudur. Atatürk’ün gençliğe bıraktığı bir vasiyet, bir bayraktır. Ve bu bayrak bugün de aynı gururla, aynı kararlılıkla dalgalanmaktadır.
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımızı en içten duygularla kutluyorum.
Yaşasın Atatürk, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Türk gençliği!
İsmail Erdal
19 Mayıs 2025, Muğla