Akpınarlılarla Tarihe Yolculuk İkinci Gün

İsmail Erdal

24-10-2024 08:57

Akpınarlılarla Tarihe Yolculuk: Girne Kalesi, Limanı ve Çarşısında İkinci Gün Buluşması”

Girne Kalesi, Kıbrıs gezimizin en etkileyici duraklarından biri oldu. Yüzyıllar boyunca tarihe tanıklık etmiş bu muhteşem yapı, Akdeniz’in stratejik noktalarından birinde yer alıyor. Girne Limanı’na hakim olan kale, Bizans döneminden başlayarak Venedikliler, Osmanlılar ve İngilizler tarafından kullanılmış. Her bir dönem, kalenin mimarisine ve işlevine yeni bir katman eklemiş.

Girne Kalesi’nin içinde  Venedik döneminden kalma toplar, surlarda bulunan devasa kuleler ve Osmanlı dönemine ait hamam, tarihin katmanlarını gözler önüne seriyor. Özellikle Girne Batığı Müzesi’ni görmek etkileyiciydi; bu batık, dünya üzerindeki en eski gemi kalıntılarından biri olarak biliniyormuş.

Akdeniz’in en önemli ticaret ve askeri rotalarından birine hâkim olan Girne Kalesi, yüzyıllar boyunca Kıbrıs’ın savunulmasında kilit rol oynamış. Hem Bizans hem de Venedik dönemlerinde korsan saldırılarına karşı kullanılmış, Osmanlılar döneminde ise adanın kontrolünü sağlayan önemli bir askeri üs olmuş.

Girne Kalesi’ni gezerken, her bir taşın ardında yatan tarihî hikayeleri hissetmek, geçmişi yeniden yaşamak gibiydi. Kalenin surlarına çıkarak Akdeniz’i izlerken, denizin sonsuz maviliği ve tarihin derinliği insanı büyülüyor. Bu gezi, Kıbrıs’ın tarihine dair unutulmaz bir kapı araladı.

Girne kalesi, Lüzinyan Zindanı, Kıbrıs'ın tarihine damgasını vurmuş ve birçok ünlü ismi ağırlamış bir yapı olarak hafızalarda yer eder. Bu zindan, Lüzinyan Krallığı döneminde hem siyasi mahkûmların hem de halktan kişilerin hapsedildiği bir yer olarak bilinmektedir. Kıbrıs’ın acı dolu tarihine tanıklık eden bu zindan, zamanla bir sembol haline gelmiş; özgürlüğün, direnişin ve sabrın simgesi olmuş.

Bu taş yapının soğuk duvarları arasında kimler geçmemiştir ki? Her bir hücrede farklı bir hikâye, her bir taşın arasında farklı bir hayat saklı. Venediklilerin adayı işgali sırasında birçok Kıbrıslı aydın ve kahraman, bu zindanda tutulmuş ve tarih boyunca bu duvarlar, acı dolu haykırışlara tanıklık etmiş.

Ben de Lüzinyan Zindanı’na adım attığımda, o tarihi ve ağır atmosferi içimde hissettim. Her bir taşın arasında yankılanan acılar, insanı derin bir düşünceye sürüklüyor. Zamanında bu soğuk ve karanlık hücrelerde özgürlüğü için mücadele eden o büyük insanlar, bugün hâlâ bizlere yol gösteriyor. Lüzinyan Zindanı, sadece bir yapı değil, Kıbrıs’ın özgürlük mücadelesinin sessiz bir tanığı olarak bizlere geçmişi hatırlatıyor ve bugünü anlamamızda önemli bir rol oynuyor.

Bu mekânda kalan ünlüler, bize sadece geçmişin izlerini değil, aynı zamanda geleceğe dair dersler de bırakıyor. Lüzinyan Zindanı, tarihin unutulmaz anlarını bizlere taşıyan bir köprü gibi… Bu toprakların tarihine dair her bir iz, bizlere özgürlüğün ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor.

Girne Kalesi, ya da rehberimizin dediğine göre Lüzzinyan  Kalesi, tarih boyunca pek çok trajediye ve entrikaya sahne olmuş bir yapı. O kalenin karanlık ve soğuk zindanlarında bir zamanlar yatan Kral’ın karısının hikâyesi,  içimde derin bir hüzün ve öfke uyandırdı. Gücün ve iktidarın acımasız oyunlarına kurban giden masum bir kadının dramı... Rehberimiz Cem Akça Bey’in de dediği gibi, bu hikâye, zaman içinde adeta masumiyetin ve direnişin sembolü haline gelmiş.

Cem Akça Bey, öğretmenlikten emekli bir kokartlı rehber olarak oldukça donanımlı ve derin bilgilere sahip. Zindanları gezerken anlattığı bu olay beni çok etkiledi. Kralın karısı, suçsuz yere saray entrikalarının ortasında kalmış, iftiralarla zindana atılmıştı. Bir kadına karşı en kolay ve acımasız suçlamalardan biri olan ihanet ve zina iftiralarıyla susturulmak istenmiş. Rehberimizin dediğine göre, bu iftiralarla kadını toplum gözünde değersizleştirip, gücü ellerinde tutanlar kendi çıkarlarını korumayı başarmışlar. Masumiyetin, sarayın acımasız oyunlarına karşı yetersiz kaldığı bir dünyada, Kral’ın karısının dramı hâlâ o zindanların duvarlarında yankılanıyor gibi.

Cem Bey’in rehberliğinde bu trajediyi dinlerken, Kral’ın karısının sadece sevdiği adama değil, adalete de yenik düştüğünü görmek derin bir etki bıraktı. Ancak bu hikâye, her ne kadar hüzünlü olsa da, masumiyetin ve adalet arayışının asırlardır dillerde dolaşan bir sembolü olarak yaşamaya devam ediyor.

Girne Limanı, Kıbrıs’ın Akdeniz’e açılan en güzel ve tarihi limanlarından biri. Liman, adeta bir kartpostal gibi, geçmişin izlerini bugüne taşırken, bu tarihi dokuyu modern yaşamla harmanlıyor. İlk defa Girne’ye adım attığımda, limanın dingin güzelliği beni derinden etkiledi. Sanki Antalya'nın İç Kalesi'ne bakar gibi hissettim. Girne Limanı da tıpkı Antalya’nın tarihi iç kale bölgesi gibi, çevresindeki surlarla korunan bir zenginliğe sahip. Her iki liman da Akdeniz’in mavi sularına nazır duruyor, ama aynı zamanda geçmişten bugüne uzanan hikâyeleriyle farklı bir cazibe sunuyorlar.

Girne Limanı’nın taş zeminli dar sokakları, küçük kafeleri ve restorantları, Antalya İç Kale'sini hatırlatıyor. Limanda yürürken, surların hemen arkasındaki Girne Kalesi tüm ihtişamıyla yükseliyor. Bu kale, Girne’nin tıpkı Antalya’da olduğu gibi bir koruyucusu gibi, limana bakıyor. Her iki liman da, tarih boyunca Akdeniz’in ticaret yollarında önemli birer durak olmuş, savaşlar görmüş ve medeniyetlerin izlerini taşımış. Ancak Girne Limanı’nın sessizliği ve doğallığı, Antalya İç Kalesi'nin daha turistik ve hareketli yapısına nazaran daha içe dönük bir güzelliği barındırıyor.

Bu limanda yürürken, Akdeniz’in rüzgârı yüzüme vuruyor ve her köşede tarihin farklı bir yüzüyle karşılaşıyorum. Girne Limanı, tıpkı Antalya İç Kalesi gibi, zamanın eskitemediği, ama hep yenilenen bir liman olarak ruhumda derin bir iz bıraktı.

Kıbrıs'ta sahilde dolaşırken, dinlenmek ve güzel bir öğün yemek için bir restorana girdik. Temiz ve huzurlu bir ortamda oturup menüye göz gezdirdikten sonra, Kıbrıs mutfağının en özel lezzetlerinden biri olan şeftali kebabını denemeye karar verdik. Şeftali kebabı, adından ötürü ilk anda insanı şaşırtabiliyor. Ancak adını meyve şeftaliden değil, eskiden bu kebabı yapan ustanın isminden alıyormuş.

Kuzu veya keçi etiyle yapılan bu kebap, özellikle taze ve kaliteli iç yağıyla hazırlanıyor, ince bir zarın içine sarılıyor ve kömür ateşinde nar gibi kızarana kadar pişiriliyor. Etin yumuşaklığı, iç yağı ile buluştuğunda ortaya çıkan aromatik tat ve kömür ateşinin verdiği hafif dumanlı lezzet, damaklarda unutulmaz bir iz bırakıyor. Lokma lokma tattığım bu lezzet, tam da bizim damak tadımıza uygun, ne çok ağır ne de hafif, tam kararında bir kıvamdaydı. Şeftali kebabını, Kıbrıs'ın hem kültürel zenginliğini hem de misafirperverliğini yansıtan bir lezzet olarak tarif edebilirim. Kıbrıs mutfağının bu harika lezzetiyle, adanın sıcak ruhunu da hissetmiş oldum.

Kıbrıs buluşmamızın ikinci gününde, otel restoranında bize özel ayrılan alanda gurubumuzla birlikte enfes bir akşam  yemeği yedik. Lezzetli ve zengin menüsüyle, her birimizin damak zevkine hitap eden seçeneklerle dolu bir akşam oldu. Yemekten sonra lobide buluşarak tanışma faslına geçtik. Kimi dostlarımızı yıllar sonra ilk kez görüyor, kimilerini ise uzun zamandır süregelen arkadaşlıklarımızın sıcaklığıyla kucaklıyorduk. Sohbetler derinleşirken, içten kahkahalarla eski günleri andık.

Gecenin ilerleyen saatlerinde, Aşık Erdemli sahne aldı. Elindeki sazla, yılların birikimi ve duygularını notalara döktü. Onun içtenlikle söylediği türküler, yüreklere dokunan besteleriyle hepimizi bir anda büyüledi. Türkülerin derin anlamları, her birimizde farklı hatıraları canlandırdı. Hem ruhumuzu hem de kulağımızı doyuran bu muhteşem performans, unutulmaz bir akşamın zirvesi oldu.

Arkadaşlarımız kendi yazdıkları şiirleri okumaları bizi duygulandırdı.

Dostlarımızla paylaştığımız bu değerli anılar, yıllar boyunca hafızalarımızda tazeliğini koruyacak. Bu buluşmaların, bizi her seferinde daha da kenetlediğini hissetmek harika bir duygu.

İsmail Erdal 22.10.2024 Girne

Gezi notları devam edecek.

DİĞER YAZILARI ÖZGÜR ÖZEL’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 HALKIN SEÇTİĞİNİ HALKIN VİCDANI YARGILAMALIDIR! 01-01-1970 02:00 MAHKEME KARARI CHP’Yİ DEĞİL, DEMOKRASİYİ HEDEF ALMIŞTIR 01-01-1970 02:00 İNSANI BÜYÜTEN DESTEK MİDİR, 01-01-1970 02:00 KELKİT VADİSİ VE BOĞALI DAĞI SADECE TOPRAK DEĞİLDİR, YAŞAMIN KENDİSİDİR 01-01-1970 02:00 ONURUN BEDELİ VARDIR, AMA FİYATI YOKTUR 01-01-1970 02:00 PİRAMİTLERDEN BAHÇEMİZE 01-01-1970 02:00 17 NİSAN’IN IŞIĞINDA: BİR KÖY ENSTİTÜLÜSÜNÜN İZİ 01-01-1970 02:00 45 YIL SONRA HÂLÂ KULAĞIMDA: “BİR GÜN GERİYE DÖNERSİNİZ…” 01-01-1970 02:00 BOMBALARIN GETİRDİĞİ DEMOKRASİ DEĞİL, HALKLARIN KURDUĞU ÖZGÜRLÜK 01-01-1970 02:00 CUMHURİYETTEN BUGÜNE AKLIN VE TOPLUMUN YOLCULUĞU 01-01-1970 02:00 18 MART: TARİHSEL ZAFERİ 01-01-1970 02:00 ORMANLAR SUSARSA, MİLLET NEFESSİZ KALIR 01-01-1970 02:00 İSTİKLAL’E SAYGISIZLIK, HÜRRİYETE İHANETTİR 01-01-1970 02:00 KİM SÖYLEDİ DEĞİL, NE SÖYLEDİ 01-01-1970 02:00 DEVLETİ KORUMAK İÇİN KONULAN KURAL, 01-01-1970 02:00 GAVUR DAĞLARI: BİR İSMİN ARDINDAKİ TARİH VE HAFIZA 01-01-1970 02:00 DAVOS'TA KONUŞULAN DÜNYA, BİZİM YAŞADIĞIMIZ DÜNYA Mİ? 01-01-1970 02:00 BİR DÜNYAYI NASIL YEDİK 01-01-1970 02:00 SESLE YAZILAN HABERLER 01-01-1970 02:00 ATEŞE BASAN AYAKLAR, AYNI RİTİMDE ATAN YÜREKLER 01-01-1970 02:00 AMASYADA ASKER SEVKİYATI 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİ: YARIM BIRAKILAN AYDINLANMA 01-01-1970 02:00 AVUSTRALYA: YOK SAYILARAK YOK EDİLEN BİR HALK 01-01-1970 02:00 HİNDİSTAN VE GÜNEY ASYA: AÇLIKLA TERBİYE EDİLEN UYGARLIKLAR 01-01-1970 02:00 AFRİKA: İNSANLIĞIN METAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜ KITA BÖLÜM 4 01-01-1970 02:00 AMERİKA YERLİLERİ: DOĞAYLA BARIŞIK BİR YAŞAM NASIL YOK EDİLDİ? BÖLÜM 3 01-01-1970 02:00 BOŞ TOPRAK MASALI VE AVRUPA KİPRİ BÖLÜM 2 01-01-1970 02:00 “Keşif” Denilen Büyük Yalan- BÖLÜM 1 01-01-1970 02:00 BİR YAZI DİZİSİ DUYURUSU “Keşif Değil, Sömürü” 01-01-1970 02:00 UZAK DOĞU DA DÜŞEN BİR BOMBA, 01-01-1970 02:00 “Zamanın İçinden Geçen Bir Gönül” 01-01-1970 02:00 KULDAN YURTTAŞA: İKİ OSMANLI’NIN ACI DERSİNDEN CUMHURİYET’E 01-01-1970 02:00 “Muğla’nın Kalbinde: Zamanın Sessiz Tanıkları” 01-01-1970 02:00 ÖZGÜRLÜĞÜN ATEŞİ 01-01-1970 02:00 “Unutulan Kanatlar ve Susturulan Fabrikalar” 01-01-1970 02:00 Dillerin Doğuşu, Yazının Doğuşu ve Sessizliğe Gömülen Sözler 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: AKLIN VE KÜLTÜRÜN ZAFERİ 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: YENİDEN DOĞUŞUN ADI 01-01-1970 02:00 ÇOCUKLAR SUÇA DOĞMAZ, SUÇA SÜRÜKLENİR 01-01-1970 02:00 SUSTURULAN ZEKANIN GÖLGESİNDE KARANLIK DÜNYA 01-01-1970 02:00 “Ölmez Ağacı Kökünden Söküyorlar” 01-01-1970 02:00 “Samsun’dan Ankara’ya: Gençliğin Bağımsızlık Yürüyüşü” 01-01-1970 02:00 Çürüme Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Taşınan Bir Miras mı? 01-01-1970 02:00 “Konuşmam, Ama Konuştururlarsa!..” 01-01-1970 02:00 “Deprem Kader Değil, İhmalin Bedeli” 01-01-1970 02:00 “Dağın Sessiz Çığlığı – Bir Vicdan Manifestosu” 01-01-1970 02:00 “Derman Bey Osman Gürer: Taşova’nın Vicdanı, Halkın Doktoru”” 01-01-1970 02:00 Arif Meşhur’u Anarken: 01-01-1970 02:00 İyilik, Bazen Sessiz Kalmamaktır 01-01-1970 02:00 24 Temmuz Lozan: Türkiye Tapusudur, Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Kimlik Üzerinden Siyaset 01-01-1970 02:00 “Sağılır İneği Kestik, Gözümüz Aydın!” 01-01-1970 02:00 ŞAŞIP KALIYORUM! 01-01-1970 02:00 YOĞURDUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ OLMAZ 01-01-1970 02:00 LASTİK GİBİ UZUYAN YALANLAR 01-01-1970 02:00 ASİTTEN TOPRAĞA KURŞUNDAN CİĞERE 01-01-1970 02:00 ZEHRİN RENGİ YOK 01-01-1970 02:00 12 Haziran 2025 Amasya’nın Tarih Yazdığı Gün 01-01-1970 02:00 "Bu Dünya Kâr Uğruna Katlediliyor!" 01-01-1970 02:00 “Sürek Avı Değil, Sürdürülebilir Akıl 01-01-1970 02:00 “19 Mayıs… Gençliğin Bayramı, Cumhuriyet’in Umudu” 01-01-1970 02:00 YEŞEREN UMUTLAR, DARAĞACINDA SOLMAYAN ÜÇ FİDAN 01-01-1970 02:00 EGE’NİN KIYILARI BİZİM, AMA BİZ ARTIK ORADA YOKUZ 01-01-1970 02:00 “Çobansız Dağlar, Açlığa Giden Yoldur” 01-01-1970 02:00 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Urfa’da Göçer Öğretmenlerle Bir Zaman 01-01-1970 02:00 ŞAMANİZM’İN İZİNDE: 01-01-1970 02:00 “Veda Değil Saygı Duruşu: Volkan Konak Gibi Yaşamak!” 01-01-1970 02:00 “Yıkılmış Sistemden Doğan Bilinç: 01-01-1970 02:00 “Atatürk Tek Adam mıydı?” 01-01-1970 02:00 GÜNEŞLE GELEN, ATEŞTEN DOĞAN BARIŞ 01-01-1970 02:00 “Kendi Geleceğini Yok Eden İşçilere Açık Mektup” 01-01-1970 02:00 8 Mart, Bir Kutlama Günü Değil 01-01-1970 02:00 Yıldızlar Yoldaşın Olsun Edip Akbayram 01-01-1970 02:00 “Eğitim ve Edebiyatın Sessiz Kahramanı: Dursun Sever” 01-01-1970 02:00 MUHALEFETİN ADAY BELİRLEME SÜRECİ 01-01-1970 02:00 “Sevgi Bir Güne Sığmaz” 01-01-1970 02:00 DEPREM VE GERÇEKLER: JAPONYA VE TÜRKİYE KARŞILAŞTIRMASI 01-01-1970 02:00 Kadın: Hayatın Ta Kendisi 01-01-1970 02:00 Bir Köyün Uyanışı 01-01-1970 02:00 “Onur ve Sorumluluk: Unutulan Değerler” 01-01-1970 02:00 47 Yıl Önce İnşa Edilen Binanın Sorumluluğu 01-01-1970 02:00 Köy Enstitüsü Öğrencilerinin Yolculuğu 01-01-1970 02:00 “Sarı Öküz’ü Verdiğimiz Gün Kaybettik 01-01-1970 02:00 “Emeklilik: Onurlu Bir Yaşam mı, Sessiz Bir Terk Ediliş mi?” 01-01-1970 02:00 Böl ve Yönet 01-01-1970 02:00 “Ovacık’ın Efsanesiydi, Kadıköy’de Hayal Kırıklığı Oldu” 01-01-1970 02:00 Muğla’dan Türkiye’ye Bir Uyarı 01-01-1970 02:00 Sömürülen Kıtanın Çığlığı 01-01-1970 02:00 Patrona Halil ve Şeyh Bedreddin: 01-01-1970 02:00 “Tayland gezi notları: 3” 01-01-1970 02:00 “Tayland gezi notları: 2” 01-01-1970 02:00 “Tayland Gezi Notları: 1” 01-01-1970 02:00 Kendi Seçiminin Bedeli 01-01-1970 02:00 “24 Kasım: Bir Hüzün ve Hatırlama Günü” 01-01-1970 02:00 İşkencenin İnsanlık Dışılığı 01-01-1970 02:00 Anılarınızı Kaleme Alarak Ölümsüzleştirin 01-01-1970 02:00 “Laiklik: Özgürlüğün ve Aydınlığın Teminatı” 01-01-1970 02:00 'Laikliğin Eğitim ve Bilim Üzerindeki Rolü: 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-8 Son bölüm 01-01-1970 02:00 “Cumhuriyetin Çınarı: Muazzez İlmiye Çığ’ın Ardından” 01-01-1970 02:00 "Cumhuriyetimizin Temel Değerleri ve Günümüzdeki Tehditler" 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-7 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-6 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-5 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-4 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-3 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk”- 2 01-01-1970 02:00 “Nil’in Kıyısında: Kahire’de Tarihe Yolculuk” 01-01-1970 02:00 “Eğitimde Ahlak ve Değerlerin Önemi: İnsani Bir Yaklaşım” 01-01-1970 02:00 10 Kasım ve Atatürk'ün Ardından Bıraktığı Miras 01-01-1970 02:00 Orta Doğu Toplumunun Çıkmazı 01-01-1970 02:00 “Demokrasiyi Korumak: Halkın Seçtiği Yöneticilere Saygı” 01-01-1970 02:00 Özgürlüğün Sembolü Bayrak 01-01-1970 02:00 Yaşasın Cumhuriyet! 01-01-1970 02:00 “Vatan Uğruna Fedakarlık: Boğaz Şehitliği’nde Kahramanlık İzleri” 01-01-1970 02:00 Akpınarlılarla Tarihe Yolculuk 3. Gün 01-01-1970 02:00 Kıbrıs’ta Kuşakları Birleştiren Dördüncü Buluşma 01-01-1970 02:00 ‘’Minik Canların Umutlarını Çalanlar Para Hırsı Uğruna Geleceğimiz Karartılıyor’’ 01-01-1970 02:00 Tarikatların Gölgesinde Laiklik 01-01-1970 02:00 Vatan Savunmasında İbadet ve Dayanışma: 01-01-1970 02:00 İklim Değişikliğinin Ayak Sesleri 01-01-1970 02:00 3. Maddeyi Tartışmaya Açmak Tehlikeli Bir Girişim 01-01-1970 02:00 Kız Çocukları: Eşitlik Mücadelesinde Büyüyen Hayatlar 01-01-1970 02:00 “Avcılık Spor Değil 01-01-1970 02:00 Amasya Elması 01-01-1970 02:00 Alevlerle Yazılan Özgürlük 01-01-1970 02:00 Sessiz Çığlıklarımız Ne Zaman Duyulacak? 01-01-1970 02:00 Aklın Yolu Birdir 01-01-1970 02:00 Türk çiftçisine bir an önce "KENEVİR" ekme yetkisi verilmelidir. 01-01-1970 02:00 “Bafra Pidesinin Peşinde: Anılar ve Arayışlar” 01-01-1970 02:00 "Geleceğin Enerjisiyle Eğitimi Aydınlatan Öncü Adımlar" 01-01-1970 02:00 Sınıfta İmamın Yeri Olabilir mi? 01-01-1970 02:00 Çocukluk Adımlarımın Büyülü Yolculuğu 01-01-1970 02:00 Kadınlarımızın Toplumdaki Yeri 01-01-1970 02:00 İtfaiyeciler Günü: Yangın Güvenliğinin Kahramanları 01-01-1970 02:00 Dünya ile Bağlarımızı Koparmayalım: 01-01-1970 02:00 “İnsan Hayatına Teknolojinin Dokunuşu” 01-01-1970 02:00 “Dualarla Gelecek Kurulmaz: Bilimden Uzaklaşan Toplumlar Yok Olmaya Mahkum” 01-01-1970 02:00 “Haşhaş: İnsanlık Tarihinin Köklerinden Günümüze Uzanan Bir Yasaklı Bitki” 01-01-1970 02:00 “Haşhaş Çiçekleri Arasında Yürüyüş: 1950'lerde Taşova'da Bir Çocukluk Hikayesi" 01-01-1970 02:00 Kenevir: İnsanlık İçin Bir Miras, Egemen Güçler İçin Bir Tehdit 01-01-1970 02:00 “12 Eylül: Türkiye’nin Karanlık Dönemi ve Kaybedilen Gelecek" 01-01-1970 02:00 “Doğanın Tacı: Gürsu’nun Sularında Hayat Bulmak" 01-01-1970 02:00 Eğitimi Korku Değil, Bilim Şekillendirmeli 01-01-1970 02:00 “Kötülüğün Yankısı: Falaris Boğası ve Adaletin Karanlık Yüzü" 01-01-1970 02:00 “Masumiyetin Katledildiği Yerde İnsanlık Utandı" 01-01-1970 02:00 1916 yılında Arap Yarımadası’nda önemli bir dönüm noktası yaşandı 01-01-1970 02:00 “Köy Enstitülerinin Işığı ve Cumhuriyetin Aydınlık Geleceği" 01-01-1970 02:00 Toprağın Üstü Altından Kıymetli 01-01-1970 02:00 Amasya, yüzyıllardır sanatın, müziğin, merkezi olmuş bir şehir 01-01-1970 02:00 Bir Akpınar Efsanesi: İbrahim Aydın’a Veda 01-01-1970 02:00 Bu Topraklarda Mustafa Kemal'ler Yenilmez: 01-01-1970 02:00