BELGESİ VARDI DA GÜVENLİĞİ VAR MIYDI?

İsmail Erdal

05-09-2026 09:33

BELGESİ VARDI DA GÜVENLİĞİ VAR MIYDI?

30 Ağustos…

Milletimizin bağımsızlık mücadelesinin zaferle taçlandığı, coşkuyla kutlamamız gereken ZAFER BAYRAMI’NDA, bu kez Girne açıklarından acı bir haber geldi.

Girne’den Taşucu’na hareket eden Filo Jet adlı yolcu gemisi, limandan ayrıldıktan kısa süre sonra su alarak alabora oldu. İnsanlarımız hayatını kaybetti, kayıplar için denizde umutlu bekleyiş başladı.

ZAFERİ KUTLAMAMIZ GEREKEN BİR GÜNDE, YÜREĞİMİZE DENİZDEN BÜYÜK BİR ACI VURDU.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde üç günlük yas ilan edildi. 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla düzenlenmesi planlanan akşam eğlenceleri birçok yerde yapılmadı veya iptal edildi.

Çünkü ortada kutlamaların sesini susturan büyük bir insanlık dramı vardı.

Bir yanda Zafer Bayramı’nın gururu, diğer yanda denizin ortasında yakınlarından gelecek iyi bir haber için bekleyen ailelerin feryadı…

BÖYLE BİR ACI KARŞISINDA EĞLENCELERİN DURMASI, TOPLUMUN ORTAK VİCDANININ VE DAYANIŞMA DUYGUSUNUN BİR GÖSTERGESİDİR.

Yaşanan facianın ardından emekli bir kaptanla uzun uzun sohbet ettim.

Yıllarını denizde geçirmiş, fırtınayı da sakin havayı da yaşamış bir deniz insanının söyledikleri beni derinden etkiledi. Konuştukça bu kazanın yalnızca sert dalgalarla veya kötü hava şartlarıyla açıklanamayacak kadar ciddi sorular barındırdığını daha iyi anladım.

Emekli kaptan bana şu cümleyi söyledi:

“DENİZ HATAYI AFFETMEZ. FAKAT DENİZDE YAŞANAN HER FELAKETİ DE DENİZİN ÜZERİNE YIKAMAZSINIZ.”

Gerçekten de öyle…

Şimdi herkes denizin sertliğini, dalgaların yüksekliğini ve geminin baş tarafından su aldığını konuşuyor. Kaptan ve mürettebatın ilk ifadelerine göre dalgalar geminin ön tarafına zarar vermiş, ardından gemi hızla su alarak alabora olmuş.

Peki bir yolcu gemisinin baş tarafı, seyre çıkmasına izin verilen deniz şartlarında nasıl kopabilir?

ASIL CEVAPLANMASI GEREKEN SORU BUDUR.

Filo Jet’in denize elverişlilik belgesinin, klas kayıtlarının, yüksek hızlı tekne işletme izninin ve gerekli diğer evraklarının bulunduğu açıklanıyor. Geminin son kontrolünün 2 Haziran 2026 tarihinde yapıldığı ve üç metreye kadar dalga yüksekliğinde seyir yapabileceğine ilişkin geçerli belgesinin olduğu söyleniyor.

Bütün bunlar doğru olabilir.

Ancak insanlar hayatını kaybetmiş ve aileler hâlâ yakınlarından haber bekliyorsa yalnızca “Geminin belgeleri vardı” demek kimseyi tatmin etmez.

ÇÜNKÜ DENİZCİLİKTE BELGENİN VARLIĞI BAŞKA, GEMİNİN GERÇEKTEN DENİZE ELVERİŞLİ OLMASI BAŞKA BİR MESELEDİR.

Bir geminin dosyasında gerekli bütün sertifikalar bulunabilir. Fakat gövdesinde metal yorgunluğu, eski bir kazadan kalan yapısal zayıflık veya standartlara uygun yapılmamış bir onarım varsa o belgeler insan hayatını kurtarmaya yetmez.

Filo Jet’in yaklaşık 10–12 yıl önce Taşucu’nda karaya oturduğu ve baş kısmında ağır hasar meydana geldiği ileri sürülüyor. Gemiyi o dönemde inceleyen bir gemi inşa mühendisi, onarımın mutlaka klas kuruluşunun gözetiminde yapılması gerektiğini belirttiğini söylüyor.

Geminin daha sonra nasıl, nerede ve kimlerin gözetiminde onarıldığı bugün facianın merkezindeki en önemli sorulardan biridir.

BU GEMİDE GERÇEKTEN BÜYÜK BİR “YAMA” VAR MIYDI?

VARSA BU ONARIM HANGİ MÜHENDİSLİK HESAPLARINA GÖRE YAPILDI?

KULLANILAN MALZEME VE KAYNAKLAR TEST EDİLDİ Mİ?

KLAS KURULUŞU BU ONARIMI GÖRDÜ VE ONAYLADI MI?

SON KONTROL SIRASINDA ESKİ HASARLI BÖLGE ÖZELLİKLE İNCELENDİ Mİ?

Bu soruların cevapları ortaya çıkmadan “Gemi denize elverişliydi” açıklamasını eksiksiz bir gerçek olarak kabul edemeyiz.

Emekli kaptanın dikkat çektiği başka bir konu da geminin hızıydı.

Yüksek hızlı katamaranlar dalgalı denizde klasik gemilerden farklı davranır. Sert dalgalara yüksek hızla veya yanlış açıyla girildiğinde geminin baş kısmına çok büyük darbeler binebilir. Denizcilikte buna “slamming” deniliyor.

O hâlde soralım:

Kaptan, denizin ve geminin durumuna göre hızını yeterince düşürdü mü?

Geminin dalgaya giriş açısı doğru muydu?

İlk su girişi ne zaman fark edildi?

Yolcuların uyarıları zamanında dikkate alındı mı?

Girne’ye dönme kararı neden daha erken verilmedi?

GEMİNİN ROTASI, HIZI VE KÖPRÜÜSTÜ KONUŞMALARI İNCELENMEDEN BU SORULARIN CEVABINI BİLEMEYİZ.

Facianın bir başka ağır tarafı ise yolcuların anlattıklarıdır.

Bazı yolcular düzenli bir tahliye yapılmadığını, can yeleklerine ulaşmakta güçlük çektiklerini ve kendilerine zamanında bilgi verilmediğini söylüyor. Acil çıkışların kapalı olduğu, bazı insanların camları kırarak kurtulduğu ve kaptanla bazı mürettebatın yolculardan önce gemiyi terk ettiği iddiaları bulunuyor.

Bunların her biri bağımsız ve şeffaf bir soruşturmayla kesinleştirilmelidir.

Ancak bu iddialar doğruysa burada yalnızca teknik bir arızadan değil, ciddi bir acil durum yönetimi başarısızlığından söz etmek gerekir.

BİR GEMİDE YETERLİ SAYIDA CAN YELEĞİ BULUNMASI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİLDİR.

Yolcu o yeleğe ulaşamıyorsa, nasıl giyeceğini bilmiyorsa ve kendisine zamanında gemiyi terk talimatı verilmemişse depodaki can yeleğinin ne anlamı vardır?

Can salları zamanında denize indirilemediyse, alarm sistemi çalışmadıysa veya yolcular kendi başlarının çaresine bırakıldıysa kâğıt üzerindeki güvenlik donanımının insan hayatına hiçbir faydası olmaz.

Gemi 26 yaşındaydı.

Bir geminin yaşlı olması tek başına denize elverişsiz olduğu anlamına gelmez. Düzenli bakımı yapılan daha yaşlı gemiler de güvenle çalışabilir. Ancak yaşlanan bir geminin kontrolleri çok daha dikkatli yapılmalıdır.

Gövde yorulması, eski onarımlar, çatlaklar, korozyon, su geçirmez bölmeler, sintine pompaları ve alarm sistemleri titizlikle denetlenmelidir.

Bugün sormamız gereken en açık soru şudur:

FİLO JET GERÇEKTEN KONTROL EDİLDİ Mİ, YOKSA YALNIZCA EVRAKLARI MI KONTROL EDİLDİ?

Bu facianın sorumluluğu yalnızca kaptan ve mürettebatın üzerine bırakılmamalıdır.

Gemiyi işleten şirketin, bakım ve onarımları yapanların, klas kuruluşunun, limandan çıkış izni verenlerin ve denetim görevini yerine getiren kamu görevlilerinin sorumlulukları ayrı ayrı araştırılmalıdır.

Çünkü bir yolcu gemisi kaptanın tek başına verdiği kararla sefere çıkmaz.

O GEMİNİN ARKASINDA ŞİRKET VARDIR.

TEKNİK EKİP VARDIR.

BAKIM KAYITLARI VARDIR.

KLAS KURULUŞU VARDIR.

LİMAN YÖNETİMİ VARDIR.

DENETİM MAKAMLARI VARDIR.

Bir yerde hata yapılmışsa diğer aşamalardaki kontrollerin o hatayı yakalaması gerekir. Hiçbir kontrol hatayı yakalayamamışsa ortada yalnızca bireysel değil, kurumsal bir denetim sorunu var demektir.

Elbette soruşturma tamamlanmadan hiç kimseyi peşinen suçlu ilan edemeyiz. Fakat soruşturmanın şeffaf yürütülmesini ve bütün belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasını istemek en doğal hakkımızdır.

Son teknik kontrol raporu açıklanmalıdır.

Eski kaza ve onarım belgeleri açıklanmalıdır.

Kaza gününün gerçek meteoroloji ve dalga ölçümleri yayımlanmalıdır.

Geminin AIS, GPS, radar, telsiz, kamera ve alarm kayıtları incelenmelidir.

Can yelekleri, can salları ve acil çıkışlarla ilgili iddialar tek tek araştırılmalıdır.

Enkazdan alınacak görüntülerde kırılmanın başladığı nokta özellikle incelenmelidir.

BU FACİA, “DALGALAR GEMİYİ PARÇALADI” DENİLEREK KAPATILAMAZ.

Dalgalar doğanın gerçeğidir. Gemiyi o dalgalara karşı dayanıklı inşa etmek, bakımını yapmak, doğru şekilde onarmak, denetlemek ve uygun şartlarda işletmek ise insanların sorumluluğudur.

Emekli kaptanla sohbetimizin sonunda söylediği bir söz aklımdan çıkmıyor:

“DENİZ KUSURU ORTAYA ÇIKARIR; KUSURU MEYDANA GETİREN DENİZ DEĞİLDİR.”

30 Ağustos, milletimiz için zaferin ve bağımsızlığın simgesidir.

Ne acıdır ki 2026 yılının 30 Ağustos’u, Kıbrıs’ta üç günlük yasın ilan edildiği; Zafer Bayramı eğlencelerinin yerini endişeli bekleyişe, gözyaşına ve kayıp yakınlarının feryadına bıraktığı bir gün olarak hafızalara kazındı.

BİR MİLLET ZAFERİNİ KUTLAMAYA HAZIRLANIRKEN, İHMAL İHTİMALLERİYLE DOLU BİR DENİZ FACİASININ ACISINI YAŞAMAK ZORUNDA KALDI.

Kaybettiğimiz insanların ve hâlâ haber beklenen kayıpların ailelerine karşı borcumuz, gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasıdır.

Sadece kaptanın değil, sadece şirketin değil; bu geminin sefere çıkmasına onay veren bütün sistemin sorgulanması gerekir.

ÇÜNKÜ DENİZDE GÜVENLİK, DOSYADAKİ BİR MÜHÜRDEN İBARET DEĞİLDİR.

İNSAN HAYATI TAŞIYAN BİR GEMİNİN EN ÖNEMLİ BELGESİ, LİMANDAN AYRILDIKTAN SONRA YOLCULARINI SAĞ SALİM KIYIYA ULAŞTIRABİLMESİDİR.

İsmail Erdal 01.09.2026 Muğla

DİĞER YAZILARI 30 AĞUSTOS KARANLIĞI YIRTAN ANADOLU 01-01-1970 02:00 HACIBEKTAŞ’TAN YÜKSELEN EŞİTLİK, ADALET VE KARDEŞLİK ÇAĞRISI 01-01-1970 02:00 TÜRK SİYASETİ İÇİN YENİ BİR BAŞLANGIÇ OLABİLİR 01-01-1970 02:00 YENİ PARTİ’NİN TÜZÜĞÜ YAYIMLANDI 01-01-1970 02:00 İNSANLIK YOLCULUĞUNDA KISA BİR DURAK 01-01-1970 02:00 LOZAN, BİR MİLLETİN ONURUNUN VE BAĞIMSIZLIĞININ TAPUSUDUR! 01-01-1970 02:00 33 YILDIR DİNLENMEYEN ACI… 01-01-1970 02:00 ÜRETİM KİM İÇİN? KÂR İÇİN Mİ, İNSAN İÇİN Mİ? 01-01-1970 02:00 KELKİT’İN ADI DEĞİL, SUYU YAŞASIN… 01-01-1970 02:00 “BEN ONUN BENİM BABAM OLDUĞUNU BİLİYORUM!” 01-01-1970 02:00 ÖZGÜR ÖZEL’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 HALKIN SEÇTİĞİNİ HALKIN VİCDANI YARGILAMALIDIR! 01-01-1970 02:00 MAHKEME KARARI CHP’Yİ DEĞİL, DEMOKRASİYİ HEDEF ALMIŞTIR 01-01-1970 02:00 İNSANI BÜYÜTEN DESTEK MİDİR, 01-01-1970 02:00 KELKİT VADİSİ VE BOĞALI DAĞI SADECE TOPRAK DEĞİLDİR, YAŞAMIN KENDİSİDİR 01-01-1970 02:00 ONURUN BEDELİ VARDIR, AMA FİYATI YOKTUR 01-01-1970 02:00 PİRAMİTLERDEN BAHÇEMİZE 01-01-1970 02:00 17 NİSAN’IN IŞIĞINDA: BİR KÖY ENSTİTÜLÜSÜNÜN İZİ 01-01-1970 02:00 45 YIL SONRA HÂLÂ KULAĞIMDA: “BİR GÜN GERİYE DÖNERSİNİZ…” 01-01-1970 02:00 BOMBALARIN GETİRDİĞİ DEMOKRASİ DEĞİL, HALKLARIN KURDUĞU ÖZGÜRLÜK 01-01-1970 02:00 CUMHURİYETTEN BUGÜNE AKLIN VE TOPLUMUN YOLCULUĞU 01-01-1970 02:00 18 MART: TARİHSEL ZAFERİ 01-01-1970 02:00 ORMANLAR SUSARSA, MİLLET NEFESSİZ KALIR 01-01-1970 02:00 İSTİKLAL’E SAYGISIZLIK, HÜRRİYETE İHANETTİR 01-01-1970 02:00 KİM SÖYLEDİ DEĞİL, NE SÖYLEDİ 01-01-1970 02:00 DEVLETİ KORUMAK İÇİN KONULAN KURAL, 01-01-1970 02:00 GAVUR DAĞLARI: BİR İSMİN ARDINDAKİ TARİH VE HAFIZA 01-01-1970 02:00 DAVOS'TA KONUŞULAN DÜNYA, BİZİM YAŞADIĞIMIZ DÜNYA Mİ? 01-01-1970 02:00 BİR DÜNYAYI NASIL YEDİK 01-01-1970 02:00 SESLE YAZILAN HABERLER 01-01-1970 02:00 ATEŞE BASAN AYAKLAR, AYNI RİTİMDE ATAN YÜREKLER 01-01-1970 02:00 AMASYADA ASKER SEVKİYATI 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİ: YARIM BIRAKILAN AYDINLANMA 01-01-1970 02:00 AVUSTRALYA: YOK SAYILARAK YOK EDİLEN BİR HALK 01-01-1970 02:00 HİNDİSTAN VE GÜNEY ASYA: AÇLIKLA TERBİYE EDİLEN UYGARLIKLAR 01-01-1970 02:00 AFRİKA: İNSANLIĞIN METAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜ KITA BÖLÜM 4 01-01-1970 02:00 AMERİKA YERLİLERİ: DOĞAYLA BARIŞIK BİR YAŞAM NASIL YOK EDİLDİ? BÖLÜM 3 01-01-1970 02:00 BOŞ TOPRAK MASALI VE AVRUPA KİPRİ BÖLÜM 2 01-01-1970 02:00 “Keşif” Denilen Büyük Yalan- BÖLÜM 1 01-01-1970 02:00 BİR YAZI DİZİSİ DUYURUSU “Keşif Değil, Sömürü” 01-01-1970 02:00 UZAK DOĞU DA DÜŞEN BİR BOMBA, 01-01-1970 02:00 “Zamanın İçinden Geçen Bir Gönül” 01-01-1970 02:00 KULDAN YURTTAŞA: İKİ OSMANLI’NIN ACI DERSİNDEN CUMHURİYET’E 01-01-1970 02:00 “Muğla’nın Kalbinde: Zamanın Sessiz Tanıkları” 01-01-1970 02:00 ÖZGÜRLÜĞÜN ATEŞİ 01-01-1970 02:00 “Unutulan Kanatlar ve Susturulan Fabrikalar” 01-01-1970 02:00 Dillerin Doğuşu, Yazının Doğuşu ve Sessizliğe Gömülen Sözler 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: AKLIN VE KÜLTÜRÜN ZAFERİ 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: YENİDEN DOĞUŞUN ADI 01-01-1970 02:00 ÇOCUKLAR SUÇA DOĞMAZ, SUÇA SÜRÜKLENİR 01-01-1970 02:00 SUSTURULAN ZEKANIN GÖLGESİNDE KARANLIK DÜNYA 01-01-1970 02:00 “Ölmez Ağacı Kökünden Söküyorlar” 01-01-1970 02:00 “Samsun’dan Ankara’ya: Gençliğin Bağımsızlık Yürüyüşü” 01-01-1970 02:00 Çürüme Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Taşınan Bir Miras mı? 01-01-1970 02:00 “Konuşmam, Ama Konuştururlarsa!..” 01-01-1970 02:00 “Deprem Kader Değil, İhmalin Bedeli” 01-01-1970 02:00 “Dağın Sessiz Çığlığı – Bir Vicdan Manifestosu” 01-01-1970 02:00 “Derman Bey Osman Gürer: Taşova’nın Vicdanı, Halkın Doktoru”” 01-01-1970 02:00 Arif Meşhur’u Anarken: 01-01-1970 02:00 İyilik, Bazen Sessiz Kalmamaktır 01-01-1970 02:00 24 Temmuz Lozan: Türkiye Tapusudur, Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Kimlik Üzerinden Siyaset 01-01-1970 02:00 “Sağılır İneği Kestik, Gözümüz Aydın!” 01-01-1970 02:00 ŞAŞIP KALIYORUM! 01-01-1970 02:00 YOĞURDUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ OLMAZ 01-01-1970 02:00 LASTİK GİBİ UZUYAN YALANLAR 01-01-1970 02:00 ASİTTEN TOPRAĞA KURŞUNDAN CİĞERE 01-01-1970 02:00 ZEHRİN RENGİ YOK 01-01-1970 02:00 12 Haziran 2025 Amasya’nın Tarih Yazdığı Gün 01-01-1970 02:00 "Bu Dünya Kâr Uğruna Katlediliyor!" 01-01-1970 02:00 “Sürek Avı Değil, Sürdürülebilir Akıl 01-01-1970 02:00 “19 Mayıs… Gençliğin Bayramı, Cumhuriyet’in Umudu” 01-01-1970 02:00 YEŞEREN UMUTLAR, DARAĞACINDA SOLMAYAN ÜÇ FİDAN 01-01-1970 02:00 EGE’NİN KIYILARI BİZİM, AMA BİZ ARTIK ORADA YOKUZ 01-01-1970 02:00 “Çobansız Dağlar, Açlığa Giden Yoldur” 01-01-1970 02:00 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Urfa’da Göçer Öğretmenlerle Bir Zaman 01-01-1970 02:00 ŞAMANİZM’İN İZİNDE: 01-01-1970 02:00 “Veda Değil Saygı Duruşu: Volkan Konak Gibi Yaşamak!” 01-01-1970 02:00 “Yıkılmış Sistemden Doğan Bilinç: 01-01-1970 02:00 “Atatürk Tek Adam mıydı?” 01-01-1970 02:00 GÜNEŞLE GELEN, ATEŞTEN DOĞAN BARIŞ 01-01-1970 02:00 “Kendi Geleceğini Yok Eden İşçilere Açık Mektup” 01-01-1970 02:00 8 Mart, Bir Kutlama Günü Değil 01-01-1970 02:00 Yıldızlar Yoldaşın Olsun Edip Akbayram 01-01-1970 02:00 “Eğitim ve Edebiyatın Sessiz Kahramanı: Dursun Sever” 01-01-1970 02:00 MUHALEFETİN ADAY BELİRLEME SÜRECİ 01-01-1970 02:00 “Sevgi Bir Güne Sığmaz” 01-01-1970 02:00 DEPREM VE GERÇEKLER: JAPONYA VE TÜRKİYE KARŞILAŞTIRMASI 01-01-1970 02:00 Kadın: Hayatın Ta Kendisi 01-01-1970 02:00 Bir Köyün Uyanışı 01-01-1970 02:00 “Onur ve Sorumluluk: Unutulan Değerler” 01-01-1970 02:00 47 Yıl Önce İnşa Edilen Binanın Sorumluluğu 01-01-1970 02:00 Köy Enstitüsü Öğrencilerinin Yolculuğu 01-01-1970 02:00 “Sarı Öküz’ü Verdiğimiz Gün Kaybettik 01-01-1970 02:00 “Emeklilik: Onurlu Bir Yaşam mı, Sessiz Bir Terk Ediliş mi?” 01-01-1970 02:00 Böl ve Yönet 01-01-1970 02:00 “Ovacık’ın Efsanesiydi, Kadıköy’de Hayal Kırıklığı Oldu” 01-01-1970 02:00 Muğla’dan Türkiye’ye Bir Uyarı 01-01-1970 02:00 Sömürülen Kıtanın Çığlığı 01-01-1970 02:00 Patrona Halil ve Şeyh Bedreddin: 01-01-1970 02:00 “Tayland gezi notları: 3” 01-01-1970 02:00 “Tayland gezi notları: 2” 01-01-1970 02:00 “Tayland Gezi Notları: 1” 01-01-1970 02:00 Kendi Seçiminin Bedeli 01-01-1970 02:00 “24 Kasım: Bir Hüzün ve Hatırlama Günü” 01-01-1970 02:00 İşkencenin İnsanlık Dışılığı 01-01-1970 02:00 Anılarınızı Kaleme Alarak Ölümsüzleştirin 01-01-1970 02:00 “Laiklik: Özgürlüğün ve Aydınlığın Teminatı” 01-01-1970 02:00 'Laikliğin Eğitim ve Bilim Üzerindeki Rolü: 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-8 Son bölüm 01-01-1970 02:00 “Cumhuriyetin Çınarı: Muazzez İlmiye Çığ’ın Ardından” 01-01-1970 02:00 "Cumhuriyetimizin Temel Değerleri ve Günümüzdeki Tehditler" 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-7 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-6 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-5 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-4 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-3 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk”- 2 01-01-1970 02:00 “Nil’in Kıyısında: Kahire’de Tarihe Yolculuk” 01-01-1970 02:00 “Eğitimde Ahlak ve Değerlerin Önemi: İnsani Bir Yaklaşım” 01-01-1970 02:00 10 Kasım ve Atatürk'ün Ardından Bıraktığı Miras 01-01-1970 02:00 Orta Doğu Toplumunun Çıkmazı 01-01-1970 02:00 “Demokrasiyi Korumak: Halkın Seçtiği Yöneticilere Saygı” 01-01-1970 02:00 Özgürlüğün Sembolü Bayrak 01-01-1970 02:00 Yaşasın Cumhuriyet! 01-01-1970 02:00 “Vatan Uğruna Fedakarlık: Boğaz Şehitliği’nde Kahramanlık İzleri” 01-01-1970 02:00 Akpınarlılarla Tarihe Yolculuk 3. Gün 01-01-1970 02:00 Akpınarlılarla Tarihe Yolculuk İkinci Gün 01-01-1970 02:00 Kıbrıs’ta Kuşakları Birleştiren Dördüncü Buluşma 01-01-1970 02:00 ‘’Minik Canların Umutlarını Çalanlar Para Hırsı Uğruna Geleceğimiz Karartılıyor’’ 01-01-1970 02:00 Tarikatların Gölgesinde Laiklik 01-01-1970 02:00 Vatan Savunmasında İbadet ve Dayanışma: 01-01-1970 02:00 İklim Değişikliğinin Ayak Sesleri 01-01-1970 02:00 3. Maddeyi Tartışmaya Açmak Tehlikeli Bir Girişim 01-01-1970 02:00 Kız Çocukları: Eşitlik Mücadelesinde Büyüyen Hayatlar 01-01-1970 02:00 “Avcılık Spor Değil 01-01-1970 02:00 Amasya Elması 01-01-1970 02:00 Alevlerle Yazılan Özgürlük 01-01-1970 02:00 Sessiz Çığlıklarımız Ne Zaman Duyulacak? 01-01-1970 02:00 Aklın Yolu Birdir 01-01-1970 02:00 Türk çiftçisine bir an önce "KENEVİR" ekme yetkisi verilmelidir. 01-01-1970 02:00 “Bafra Pidesinin Peşinde: Anılar ve Arayışlar” 01-01-1970 02:00 "Geleceğin Enerjisiyle Eğitimi Aydınlatan Öncü Adımlar" 01-01-1970 02:00 Sınıfta İmamın Yeri Olabilir mi? 01-01-1970 02:00 Çocukluk Adımlarımın Büyülü Yolculuğu 01-01-1970 02:00 Kadınlarımızın Toplumdaki Yeri 01-01-1970 02:00 İtfaiyeciler Günü: Yangın Güvenliğinin Kahramanları 01-01-1970 02:00 Dünya ile Bağlarımızı Koparmayalım: 01-01-1970 02:00 “İnsan Hayatına Teknolojinin Dokunuşu” 01-01-1970 02:00 “Dualarla Gelecek Kurulmaz: Bilimden Uzaklaşan Toplumlar Yok Olmaya Mahkum” 01-01-1970 02:00 “Haşhaş: İnsanlık Tarihinin Köklerinden Günümüze Uzanan Bir Yasaklı Bitki” 01-01-1970 02:00 “Haşhaş Çiçekleri Arasında Yürüyüş: 1950'lerde Taşova'da Bir Çocukluk Hikayesi" 01-01-1970 02:00 Kenevir: İnsanlık İçin Bir Miras, Egemen Güçler İçin Bir Tehdit 01-01-1970 02:00 “12 Eylül: Türkiye’nin Karanlık Dönemi ve Kaybedilen Gelecek" 01-01-1970 02:00 “Doğanın Tacı: Gürsu’nun Sularında Hayat Bulmak" 01-01-1970 02:00 Eğitimi Korku Değil, Bilim Şekillendirmeli 01-01-1970 02:00 “Kötülüğün Yankısı: Falaris Boğası ve Adaletin Karanlık Yüzü" 01-01-1970 02:00 “Masumiyetin Katledildiği Yerde İnsanlık Utandı" 01-01-1970 02:00 1916 yılında Arap Yarımadası’nda önemli bir dönüm noktası yaşandı 01-01-1970 02:00 “Köy Enstitülerinin Işığı ve Cumhuriyetin Aydınlık Geleceği" 01-01-1970 02:00 Toprağın Üstü Altından Kıymetli 01-01-1970 02:00 Amasya, yüzyıllardır sanatın, müziğin, merkezi olmuş bir şehir 01-01-1970 02:00 Bir Akpınar Efsanesi: İbrahim Aydın’a Veda 01-01-1970 02:00 Bu Topraklarda Mustafa Kemal'ler Yenilmez: 01-01-1970 02:00