HACIBEKTAŞ’TAN YÜKSELEN EŞİTLİK, ADALET VE KARDEŞLİK ÇAĞRISI

İsmail Erdal

17-08-2026 10:04

HACIBEKTAŞ’TAN YÜKSELEN EŞİTLİK, ADALET VE KARDEŞLİK ÇAĞRISI

Özgür Özel’in Hacıbektaş’ta yaptığı konuşmayı dikkatle dinledim. Bu konuşmayı yalnızca bir siyasi parti genel başkanının kürsü konuşması olarak görmüyorum. Konuşmanın özünde; Alevilerin yıllardır dile getirdiği eşit yurttaşlık talebi, toplumun farklı kesimlerini birbirine düşüren siyasete karşı kardeşlik çağrısı ve iktidar değiştiğinde rövanş alınmayacağına dair önemli bir söz vardır.

Özgür Özel’in, “Cami ibadethaneyse cemevi de ibadethanedir. Alevilik yalnızca bir kültür değil, aynı zamanda bir inançtır. Semah müzik değil, ibadetin bir parçasıdır” diyerek açık bir tutum ortaya koymasını değerli buluyorum.

Çünkü Alevilerin inançlarını nasıl tanımlayacağına devlet karar veremez. Bir inancı Kültür ve Turizm Bakanlığının sınırları içine hapsetmek, onu folklorik bir unsur gibi görmek ve cemevlerinin ibadethane olduğunu kabul etmemek, Alevi yurttaşların haklı olarak tepki gösterdiği bir eşitsizliktir.

Sünni yurttaşların inanç hizmetleri devlet bütçesinden karşılanırken Alevilerin kendi imkânlarıyla ayakta kalmaya çalışması, EŞİT YURTTAŞLIK İLKESİYLE BAĞDAŞMAZ. Aynı vergiyi veren insanların aynı kamu hizmetlerinden yararlanamaması açık bir adaletsizliktir.

Bu nedenle Özgür Özel’in, Alevi yurttaşların kendilerini eşit hissetmedikleri sürece mücadelenin devam edeceğini söylemesini doğru ve önemli buluyorum. Çünkü devletin, “Hepiniz eşitsiniz” demesi yeterli değildir. ESAS OLAN, HER YURTTAŞIN BU EŞİTLİĞİ GÜNLÜK HAYATINDA VE YÜREĞİNDE HİSSEDEBİLMESİDİR.

Ancak bu sözlerin seçim meydanlarında kalan vaatlere dönüşmemesi gerekir. Cemevlerinin ibadethane statüsü yasal güvenceye kavuşturulmalı; elektrik, su, bakım, personel ve diğer hizmetleri camilerle eşit koşullarda karşılanmalıdır. Alevi çocuklarına, ailelerinin inançları yok sayılarak zorunlu ve tek yönlü din eğitimi verilmemelidir. Kamuda işe alımlarda, görevde yükselmelerde ve devletin yurttaşa yaklaşımında mezhep ayrımcılığına kesinlikle izin verilmemelidir.

Özgür Özel’in belediyelerin yaptırdığı cemevlerinin anahtarlarının Alevi kurumlarına teslim edilmesi yönündeki açık çağrısı da yerindedir. Belediyeler cemevi yaptırmış olmalarını o kurumlar üzerinde mülkiyet veya yönetim hakkı kurmanın aracı hâline getiremezler. Cemevleri, siyasi partilerin ya da belediye başkanlarının değil; o inancın mensuplarının ve demokratik biçimde yönettikleri kurumların olmalıdır.

Konuşmanın tarihsel yönünü de önemli buluyorum. Alevi ve Bektaşi toplumu, Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal Paşa’ya ve bağımsızlık mücadelesine maddi ve manevi destek vermiştir. Cumhuriyetin kuruluşunda emeği bulunan bu insanların, aradan geçen yüz yılı aşkın zamana rağmen hâlâ eşit yurttaşlık talebinde bulunmak zorunda kalmaları ülkemiz adına düşündürücüdür.

Aleviler bu ülkeye yaptıkları katkıları hiçbir zaman bir alacak senedi gibi milletin önüne koymadılar. Ancak devleti yönetenler, Alevi ve Bektaşi toplumuna karşı tarihsel ve demokratik sorumluluklarını bilmek zorundadır. Bu sorumluluk bir lütuf değil, HAK VE ADALET BORCUDUR.

Konuşmada benim için en anlamlı bölümlerden biri de şu anlayıştı:

“BUGÜNÜN MAĞDURU OLSAK DA YARININ ZALİMİ OLMAYACAĞIZ.”

Türkiye’nin böyle bir güvenceye ihtiyacı vardır. Bugün iktidarın baskısından, adaletsizliklerinden ve hukuksuz uygulamalarından şikâyet edenler, yarın iktidara geldiklerinde aynı yöntemleri başkalarına uygulamamalıdır. Demokrasi, yalnızca iktidarın el değiştirmesi değildir. Demokrasi; iktidar değiştiğinde hukukun, adaletin ve insan onurunun herkes için korunmasıdır.

İntikam duygusuyla hareket eden bir yönetim, eski düzenin yalnızca aktörlerini değiştirir. Oysa bizim ihtiyacımız olan şey, ZULMEDENİN DEĞİŞMESİ DEĞİL, ZULMÜN ORTADAN KALKMASIDIR.

Bu nedenle Özgür Özel’in “İncinsek de incitmeyeceğiz” ve “Gördüğümüz kötülüğü başkasına yapmayacağız” anlayışını açıkça dile getirmesini değerli buluyorum. Fakat bu sözlerin de yalnızca ahlaki bir vaat olarak kalmaması gerekir. Hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı, adil yargılanma hakkı, seçilmişlerin iradesine saygı ve düşünce özgürlüğü güçlü kurumlarla güvence altına alınmalıdır. Kişilere bağlı bir adalet değil, kim iktidarda olursa olsun herkese eşit uygulanan bir hukuk düzeni kurulmalıdır.

Özgür Özel’in Ekrem İmamoğlu’nu ve tutuklu belediye başkanlarını Hacıbektaş’tan selamlaması da konuşmanın güncel siyasal yönünü ortaya koymuştur. Belediye başkanlarının, belediye çalışanlarının, siyasetçilerin ve gazetecilerin uzun süre iddianame hazırlanmadan cezaevinde tutulduğu bir ülkede hukuk devletinden söz etmek giderek zorlaşmaktadır.

Hiç kimse suç işleme ayrıcalığına sahip değildir. Ancak hiç kimse de siyasi kimliği nedeniyle peşinen suçlu kabul edilemez. TUTUKLULUK CEZALANDIRMA ARACINA, YARGI DA SİYASİ REKABETİN SİLAHINA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ. Suç varsa delili ortaya konur, bağımsız mahkemelerde yargılama yapılır ve karar verilir. Siyasi rakipleri yargı yoluyla etkisizleştirme görüntüsü, yalnızca muhalefete değil, devletin adalet duygusuna zarar verir.

Konuşmanın diğer önemli tarafı, yıllardır toplumu Türk–Kürt, Alevi–Sünni, muhafazakâr–seküler diye ayıran siyasete karşı yapılan birlik çağrısıdır. İktidarların bir bölümü toplumdaki korkuları kullanarak kendi varlıklarını sürdürmeye çalıştı. Komşuyu komşusundan, yurttaşı yurttaşından kuşkulandıran bu anlayış, ülkeyi güçlendirmedi; aksine ortak yaşama irademizi zayıflattı.

Oysa bir Alevi’nin uğradığı haksızlık Sünni’nin yüreğini yakıyorsa, bir Sünni’nin hakkına uzanan ele karşı Alevi kardeşi ayağa kalkıyorsa; bir Kürt’ün hakkını Türk, bir Türk’ün hakkını Kürt savunabiliyorsa, o zaman korku siyaseti etkisini kaybeder.

HERKES BİRBİRİNE BENZEMEK ZORUNDA DEĞİLDİR; AMA HERKES BİRBİRİNİN HAKKINA SAHİP ÇIKMAK ZORUNDADIR.

Laik ve demokratik bir devletin görevi yurttaşların inançlarına karar vermek değil, bütün inançların ve inançsızların özgürlüklerini eşit biçimde korumaktır. Devlet hiçbir inancın karşısında olmadığı gibi, hiçbir inancın da tarafı olmamalıdır. Alevi, Sünni, Hristiyan, Musevi ya da inançsız; herkes devlet karşısında aynı değerde yurttaş olmalıdır.

Özgür Özel’in Hacıbektaş konuşmasını bu nedenle önemli, samimi ve cesur buluyorum. Konuşmanın dili ötekileştiren değil birleştiren, intikam isteyen değil adalet arayan, geçmişin mağduriyetlerini geleceğin zulmüne gerekçe yapmayan bir dildir.

Ancak ben siyasette söz kadar uygulamaya da bakarım. Bu nedenle söylenenlerin parti programına, Meclis çalışmalarına, belediyelerin uygulamalarına ve gelecekte kurulacak iktidarın hukuk düzenine yansıtılmasını bekliyorum. Alevilerin hakları seçimden seçime hatırlanan bir konu olmamalıdır. Eşit yurttaşlık bir seçim vaadi değil, demokratik devletin vazgeçilmez temelidir.

Hacı Bektaş Veli’nin öğretisi bize insanı insana kul etmemeyi, mazlumken zalime dönüşmemeyi ve kendimize ağır geleni başkasına yapmamayı öğütler. Türkiye’nin kurtuluşu da bu ahlaki anlayışla gerçek demokrasinin birleşmesindedir.

Benim özlediğim Türkiye; Alevi’nin, Sünni’nin, Türk’ün, Kürt’ün, muhafazakârın, sekülerin ve hiçbir inanca bağlı olmayanların korkmadan, birbirine hükmetmeden ve eşit yurttaşlar olarak birlikte yaşayabildiği Türkiye’dir.

BİZİM MÜCADELEMİZ BİR İNANCIN, BİR KİMLİĞİN YA DA BİR KESİMİN DİĞERİNE ÜSTÜNLÜK KURMA MÜCADELESİ DEĞİLDİR. BİZİM MÜCADELEMİZ; KÖTÜLÜĞE KARŞI İYİLİĞİN, ZULME KARŞI ADALETİN, AYRIMCILIĞA KARŞI EŞİTLİĞİN VE KORKUYA KARŞI DEMOKRASİNİN MÜCADELESİDİR.

Bu yolda önemli olan kimsenin peşinden kayıtsız şartsız yürümek değil; hakka, hukuka, eşitliğe ve insan onuruna bağlı kalmaktır. Bugünün mağdurlarının yarının zalimleri olmadığı, devletin bütün yurttaşlarına eşit davrandığı bir Türkiye’yi hep birlikte kurmak zorundayız.

Bir olacağız; fakat farklılıklarımızı yok etmeden.
İri olacağız; fakat kimseyi ezmeden.
Diri olacağız; fakat hukuktan ayrılmadan.
Ve ancak böyle hep birlikte başaracağız.

İsmail Erdal

DİĞER YAZILARI TÜRK SİYASETİ İÇİN YENİ BİR BAŞLANGIÇ OLABİLİR 01-01-1970 02:00 YENİ PARTİ’NİN TÜZÜĞÜ YAYIMLANDI 01-01-1970 02:00 İNSANLIK YOLCULUĞUNDA KISA BİR DURAK 01-01-1970 02:00 LOZAN, BİR MİLLETİN ONURUNUN VE BAĞIMSIZLIĞININ TAPUSUDUR! 01-01-1970 02:00 33 YILDIR DİNLENMEYEN ACI… 01-01-1970 02:00 ÜRETİM KİM İÇİN? KÂR İÇİN Mİ, İNSAN İÇİN Mİ? 01-01-1970 02:00 KELKİT’İN ADI DEĞİL, SUYU YAŞASIN… 01-01-1970 02:00 “BEN ONUN BENİM BABAM OLDUĞUNU BİLİYORUM!” 01-01-1970 02:00 ÖZGÜR ÖZEL’E AÇIK MEKTUP 01-01-1970 02:00 HALKIN SEÇTİĞİNİ HALKIN VİCDANI YARGILAMALIDIR! 01-01-1970 02:00 MAHKEME KARARI CHP’Yİ DEĞİL, DEMOKRASİYİ HEDEF ALMIŞTIR 01-01-1970 02:00 İNSANI BÜYÜTEN DESTEK MİDİR, 01-01-1970 02:00 KELKİT VADİSİ VE BOĞALI DAĞI SADECE TOPRAK DEĞİLDİR, YAŞAMIN KENDİSİDİR 01-01-1970 02:00 ONURUN BEDELİ VARDIR, AMA FİYATI YOKTUR 01-01-1970 02:00 PİRAMİTLERDEN BAHÇEMİZE 01-01-1970 02:00 17 NİSAN’IN IŞIĞINDA: BİR KÖY ENSTİTÜLÜSÜNÜN İZİ 01-01-1970 02:00 45 YIL SONRA HÂLÂ KULAĞIMDA: “BİR GÜN GERİYE DÖNERSİNİZ…” 01-01-1970 02:00 BOMBALARIN GETİRDİĞİ DEMOKRASİ DEĞİL, HALKLARIN KURDUĞU ÖZGÜRLÜK 01-01-1970 02:00 CUMHURİYETTEN BUGÜNE AKLIN VE TOPLUMUN YOLCULUĞU 01-01-1970 02:00 18 MART: TARİHSEL ZAFERİ 01-01-1970 02:00 ORMANLAR SUSARSA, MİLLET NEFESSİZ KALIR 01-01-1970 02:00 İSTİKLAL’E SAYGISIZLIK, HÜRRİYETE İHANETTİR 01-01-1970 02:00 KİM SÖYLEDİ DEĞİL, NE SÖYLEDİ 01-01-1970 02:00 DEVLETİ KORUMAK İÇİN KONULAN KURAL, 01-01-1970 02:00 GAVUR DAĞLARI: BİR İSMİN ARDINDAKİ TARİH VE HAFIZA 01-01-1970 02:00 DAVOS'TA KONUŞULAN DÜNYA, BİZİM YAŞADIĞIMIZ DÜNYA Mİ? 01-01-1970 02:00 BİR DÜNYAYI NASIL YEDİK 01-01-1970 02:00 SESLE YAZILAN HABERLER 01-01-1970 02:00 ATEŞE BASAN AYAKLAR, AYNI RİTİMDE ATAN YÜREKLER 01-01-1970 02:00 AMASYADA ASKER SEVKİYATI 01-01-1970 02:00 KÖY ENSTİTÜLERİ: YARIM BIRAKILAN AYDINLANMA 01-01-1970 02:00 AVUSTRALYA: YOK SAYILARAK YOK EDİLEN BİR HALK 01-01-1970 02:00 HİNDİSTAN VE GÜNEY ASYA: AÇLIKLA TERBİYE EDİLEN UYGARLIKLAR 01-01-1970 02:00 AFRİKA: İNSANLIĞIN METAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜ KITA BÖLÜM 4 01-01-1970 02:00 AMERİKA YERLİLERİ: DOĞAYLA BARIŞIK BİR YAŞAM NASIL YOK EDİLDİ? BÖLÜM 3 01-01-1970 02:00 BOŞ TOPRAK MASALI VE AVRUPA KİPRİ BÖLÜM 2 01-01-1970 02:00 “Keşif” Denilen Büyük Yalan- BÖLÜM 1 01-01-1970 02:00 BİR YAZI DİZİSİ DUYURUSU “Keşif Değil, Sömürü” 01-01-1970 02:00 UZAK DOĞU DA DÜŞEN BİR BOMBA, 01-01-1970 02:00 “Zamanın İçinden Geçen Bir Gönül” 01-01-1970 02:00 KULDAN YURTTAŞA: İKİ OSMANLI’NIN ACI DERSİNDEN CUMHURİYET’E 01-01-1970 02:00 “Muğla’nın Kalbinde: Zamanın Sessiz Tanıkları” 01-01-1970 02:00 ÖZGÜRLÜĞÜN ATEŞİ 01-01-1970 02:00 “Unutulan Kanatlar ve Susturulan Fabrikalar” 01-01-1970 02:00 Dillerin Doğuşu, Yazının Doğuşu ve Sessizliğe Gömülen Sözler 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: AKLIN VE KÜLTÜRÜN ZAFERİ 01-01-1970 02:00 CUMHURİYET: YENİDEN DOĞUŞUN ADI 01-01-1970 02:00 ÇOCUKLAR SUÇA DOĞMAZ, SUÇA SÜRÜKLENİR 01-01-1970 02:00 SUSTURULAN ZEKANIN GÖLGESİNDE KARANLIK DÜNYA 01-01-1970 02:00 “Ölmez Ağacı Kökünden Söküyorlar” 01-01-1970 02:00 “Samsun’dan Ankara’ya: Gençliğin Bağımsızlık Yürüyüşü” 01-01-1970 02:00 Çürüme Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Taşınan Bir Miras mı? 01-01-1970 02:00 “Konuşmam, Ama Konuştururlarsa!..” 01-01-1970 02:00 “Deprem Kader Değil, İhmalin Bedeli” 01-01-1970 02:00 “Dağın Sessiz Çığlığı – Bir Vicdan Manifestosu” 01-01-1970 02:00 “Derman Bey Osman Gürer: Taşova’nın Vicdanı, Halkın Doktoru”” 01-01-1970 02:00 Arif Meşhur’u Anarken: 01-01-1970 02:00 İyilik, Bazen Sessiz Kalmamaktır 01-01-1970 02:00 24 Temmuz Lozan: Türkiye Tapusudur, Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Kimlik Üzerinden Siyaset 01-01-1970 02:00 “Sağılır İneği Kestik, Gözümüz Aydın!” 01-01-1970 02:00 ŞAŞIP KALIYORUM! 01-01-1970 02:00 YOĞURDUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ OLMAZ 01-01-1970 02:00 LASTİK GİBİ UZUYAN YALANLAR 01-01-1970 02:00 ASİTTEN TOPRAĞA KURŞUNDAN CİĞERE 01-01-1970 02:00 ZEHRİN RENGİ YOK 01-01-1970 02:00 12 Haziran 2025 Amasya’nın Tarih Yazdığı Gün 01-01-1970 02:00 "Bu Dünya Kâr Uğruna Katlediliyor!" 01-01-1970 02:00 “Sürek Avı Değil, Sürdürülebilir Akıl 01-01-1970 02:00 “19 Mayıs… Gençliğin Bayramı, Cumhuriyet’in Umudu” 01-01-1970 02:00 YEŞEREN UMUTLAR, DARAĞACINDA SOLMAYAN ÜÇ FİDAN 01-01-1970 02:00 EGE’NİN KIYILARI BİZİM, AMA BİZ ARTIK ORADA YOKUZ 01-01-1970 02:00 “Çobansız Dağlar, Açlığa Giden Yoldur” 01-01-1970 02:00 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun! 01-01-1970 02:00 Urfa’da Göçer Öğretmenlerle Bir Zaman 01-01-1970 02:00 ŞAMANİZM’İN İZİNDE: 01-01-1970 02:00 “Veda Değil Saygı Duruşu: Volkan Konak Gibi Yaşamak!” 01-01-1970 02:00 “Yıkılmış Sistemden Doğan Bilinç: 01-01-1970 02:00 “Atatürk Tek Adam mıydı?” 01-01-1970 02:00 GÜNEŞLE GELEN, ATEŞTEN DOĞAN BARIŞ 01-01-1970 02:00 “Kendi Geleceğini Yok Eden İşçilere Açık Mektup” 01-01-1970 02:00 8 Mart, Bir Kutlama Günü Değil 01-01-1970 02:00 Yıldızlar Yoldaşın Olsun Edip Akbayram 01-01-1970 02:00 “Eğitim ve Edebiyatın Sessiz Kahramanı: Dursun Sever” 01-01-1970 02:00 MUHALEFETİN ADAY BELİRLEME SÜRECİ 01-01-1970 02:00 “Sevgi Bir Güne Sığmaz” 01-01-1970 02:00 DEPREM VE GERÇEKLER: JAPONYA VE TÜRKİYE KARŞILAŞTIRMASI 01-01-1970 02:00 Kadın: Hayatın Ta Kendisi 01-01-1970 02:00 Bir Köyün Uyanışı 01-01-1970 02:00 “Onur ve Sorumluluk: Unutulan Değerler” 01-01-1970 02:00 47 Yıl Önce İnşa Edilen Binanın Sorumluluğu 01-01-1970 02:00 Köy Enstitüsü Öğrencilerinin Yolculuğu 01-01-1970 02:00 “Sarı Öküz’ü Verdiğimiz Gün Kaybettik 01-01-1970 02:00 “Emeklilik: Onurlu Bir Yaşam mı, Sessiz Bir Terk Ediliş mi?” 01-01-1970 02:00 Böl ve Yönet 01-01-1970 02:00 “Ovacık’ın Efsanesiydi, Kadıköy’de Hayal Kırıklığı Oldu” 01-01-1970 02:00 Muğla’dan Türkiye’ye Bir Uyarı 01-01-1970 02:00 Sömürülen Kıtanın Çığlığı 01-01-1970 02:00 Patrona Halil ve Şeyh Bedreddin: 01-01-1970 02:00 “Tayland gezi notları: 3” 01-01-1970 02:00 “Tayland gezi notları: 2” 01-01-1970 02:00 “Tayland Gezi Notları: 1” 01-01-1970 02:00 Kendi Seçiminin Bedeli 01-01-1970 02:00 “24 Kasım: Bir Hüzün ve Hatırlama Günü” 01-01-1970 02:00 İşkencenin İnsanlık Dışılığı 01-01-1970 02:00 Anılarınızı Kaleme Alarak Ölümsüzleştirin 01-01-1970 02:00 “Laiklik: Özgürlüğün ve Aydınlığın Teminatı” 01-01-1970 02:00 'Laikliğin Eğitim ve Bilim Üzerindeki Rolü: 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-8 Son bölüm 01-01-1970 02:00 “Cumhuriyetin Çınarı: Muazzez İlmiye Çığ’ın Ardından” 01-01-1970 02:00 "Cumhuriyetimizin Temel Değerleri ve Günümüzdeki Tehditler" 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-7 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-6 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-5 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-4 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk-3 01-01-1970 02:00 Kahire’de Tarihe Yolculuk”- 2 01-01-1970 02:00 “Nil’in Kıyısında: Kahire’de Tarihe Yolculuk” 01-01-1970 02:00 “Eğitimde Ahlak ve Değerlerin Önemi: İnsani Bir Yaklaşım” 01-01-1970 02:00 10 Kasım ve Atatürk'ün Ardından Bıraktığı Miras 01-01-1970 02:00 Orta Doğu Toplumunun Çıkmazı 01-01-1970 02:00 “Demokrasiyi Korumak: Halkın Seçtiği Yöneticilere Saygı” 01-01-1970 02:00 Özgürlüğün Sembolü Bayrak 01-01-1970 02:00 Yaşasın Cumhuriyet! 01-01-1970 02:00 “Vatan Uğruna Fedakarlık: Boğaz Şehitliği’nde Kahramanlık İzleri” 01-01-1970 02:00 Akpınarlılarla Tarihe Yolculuk 3. Gün 01-01-1970 02:00 Akpınarlılarla Tarihe Yolculuk İkinci Gün 01-01-1970 02:00 Kıbrıs’ta Kuşakları Birleştiren Dördüncü Buluşma 01-01-1970 02:00 ‘’Minik Canların Umutlarını Çalanlar Para Hırsı Uğruna Geleceğimiz Karartılıyor’’ 01-01-1970 02:00 Tarikatların Gölgesinde Laiklik 01-01-1970 02:00 Vatan Savunmasında İbadet ve Dayanışma: 01-01-1970 02:00 İklim Değişikliğinin Ayak Sesleri 01-01-1970 02:00 3. Maddeyi Tartışmaya Açmak Tehlikeli Bir Girişim 01-01-1970 02:00 Kız Çocukları: Eşitlik Mücadelesinde Büyüyen Hayatlar 01-01-1970 02:00 “Avcılık Spor Değil 01-01-1970 02:00 Amasya Elması 01-01-1970 02:00 Alevlerle Yazılan Özgürlük 01-01-1970 02:00 Sessiz Çığlıklarımız Ne Zaman Duyulacak? 01-01-1970 02:00 Aklın Yolu Birdir 01-01-1970 02:00 Türk çiftçisine bir an önce "KENEVİR" ekme yetkisi verilmelidir. 01-01-1970 02:00 “Bafra Pidesinin Peşinde: Anılar ve Arayışlar” 01-01-1970 02:00 "Geleceğin Enerjisiyle Eğitimi Aydınlatan Öncü Adımlar" 01-01-1970 02:00 Sınıfta İmamın Yeri Olabilir mi? 01-01-1970 02:00 Çocukluk Adımlarımın Büyülü Yolculuğu 01-01-1970 02:00 Kadınlarımızın Toplumdaki Yeri 01-01-1970 02:00 İtfaiyeciler Günü: Yangın Güvenliğinin Kahramanları 01-01-1970 02:00 Dünya ile Bağlarımızı Koparmayalım: 01-01-1970 02:00 “İnsan Hayatına Teknolojinin Dokunuşu” 01-01-1970 02:00 “Dualarla Gelecek Kurulmaz: Bilimden Uzaklaşan Toplumlar Yok Olmaya Mahkum” 01-01-1970 02:00 “Haşhaş: İnsanlık Tarihinin Köklerinden Günümüze Uzanan Bir Yasaklı Bitki” 01-01-1970 02:00 “Haşhaş Çiçekleri Arasında Yürüyüş: 1950'lerde Taşova'da Bir Çocukluk Hikayesi" 01-01-1970 02:00 Kenevir: İnsanlık İçin Bir Miras, Egemen Güçler İçin Bir Tehdit 01-01-1970 02:00 “12 Eylül: Türkiye’nin Karanlık Dönemi ve Kaybedilen Gelecek" 01-01-1970 02:00 “Doğanın Tacı: Gürsu’nun Sularında Hayat Bulmak" 01-01-1970 02:00 Eğitimi Korku Değil, Bilim Şekillendirmeli 01-01-1970 02:00 “Kötülüğün Yankısı: Falaris Boğası ve Adaletin Karanlık Yüzü" 01-01-1970 02:00 “Masumiyetin Katledildiği Yerde İnsanlık Utandı" 01-01-1970 02:00 1916 yılında Arap Yarımadası’nda önemli bir dönüm noktası yaşandı 01-01-1970 02:00 “Köy Enstitülerinin Işığı ve Cumhuriyetin Aydınlık Geleceği" 01-01-1970 02:00 Toprağın Üstü Altından Kıymetli 01-01-1970 02:00 Amasya, yüzyıllardır sanatın, müziğin, merkezi olmuş bir şehir 01-01-1970 02:00 Bir Akpınar Efsanesi: İbrahim Aydın’a Veda 01-01-1970 02:00 Bu Topraklarda Mustafa Kemal'ler Yenilmez: 01-01-1970 02:00