HAYSİYETİN FİYATI YOKTUR

Haysiyet…

İnsanın sahip olduğu en büyük servetlerden biridir.

Parayla alınmaz.

Makamla verilmez.

Güçle kazanılmaz.

Çünkü haysiyet, insanın başkalarının karşısındaki görüntüsü değil, KENDİ VİCDANI KARŞISINDAKİ DURUŞUDUR.

Ben haysiyeti üç temel ölçüyle değerlendiririm:

PARA…

MAKAM…

HALKIN EMANETİ…

PARA

Para gereklidir.

İnsanın yaşamını kolaylaştırır.

Ama para insanın değerini belirleyemez.

Para kaybedilir, yeniden kazanılır.

Servet azalır, yeniden yapılabilir.

Fakat para uğruna ilkelerinden vazgeçen insanın kaybettiği şey, cebindeki para değildir.

KENDİNE OLAN SAYGISIDIR.

Çünkü;

PARANIN DEĞERİ VARDIR,

HAYSİYETİN FİYATI YOKTUR.

MAKAM

Makam önemlidir.

İnsana yetki verir.

Sorumluluk verir.

Topluma hizmet etme olanağı verir.

Ama hiçbir makam sonsuz değildir.

Bugün oturduğunuz koltukta yarın başka biri oturur.

İnsan makamına değer katabiliyorsa büyür.

Makamından değer bekliyorsa küçülür.

Bu nedenle;

MAKAM İNSANA HAYSİYET VERMEZ.

HAYSİYETLİ İNSAN MAKAMA DEĞER VERİR.

HALKIN EMANETİ

Siyasette ise mesele daha ağırdır.

Çünkü halkın oyuyla seçilmiş insan, yalnızca kendisi adına hareket etmez.

O sandıktan çıkan oyların içinde;

Emeklinin umudu…

İşçinin alın teri…

Gencin geleceği…

Annenin çocuğu için kurduğu hayal vardır.

Bu nedenle;

HALKIN OYU BİR MÜLKİYET DEĞİL, EMANETTİR.

Seçilmiş kişi o oyların sahibi değildir.

EMANETÇİSİDİR.

Bir siyasetçi elbette düşüncesini değiştirebilir.

Partisiyle yollarını ayırabilir.

İlkeleri gerektiriyorsa başka bir siyasi tercihte bulunabilir.

Bunun hesabını da halka verir.

Ancak;

Halkın verdiği yetki PARA, MAKAM, İHALE, MEVKİ YA DA KİŞİSEL MENFAAT karşılığında kullanılıyorsa mesele artık yalnızca parti değiştirmek değildir.

Mesele;

SİYASİ AHLAKTIR.

VİCDANDIR.

HALKA VERİLEN SÖZDÜR.

Ve;

HAYSİYETTİR.

Çünkü halkın oyuyla seçilip kendi kişisel menfaati için saf değiştiren kişi belki makamını koruyabilir.

Belki yeni bir koltuk kazanabilir.

Belki maddi çıkar sağlayabilir.

Fakat bütün bunları elde ederken çok daha değerli bir şeyi kaybedebilir:

HALKIN GÜVENİNİ VE KENDİ HAYSİYETİNİ.

İşte benim için meselenin özü budur.

Para yeniden kazanılır.

Makam yeniden elde edilebilir.

Ama insanın kendi vicdanında kaybettiği saygınlığı parayla satın alabileceği bir yer yoktur.

Çünkü;

PARANIN BİR FİYATI VARDIR.

MAKAMIN BİR SÜRESİ VARDIR.

HALKIN EMANETİNİN BİR SORUMLULUĞU VARDIR.

Ama;

HAYSİYETİN FİYATI YOKTUR.

İsmail ERDAL 17.09.2026 Muğla